Uyuz, Sarcoptes scabiei var. hominis adlı mikroskobik akarın derinin üst tabakasına yerleşerek küçük tüneller açması ve burada yumurta bırakmasıyla gelişen, oldukça bulaşıcı bir parazit hastalığıdır. En yaygın bulaşma yolu, enfekte kişiyle uzun süreli ve doğrudan cilt temasıdır; aynı evde yaşamak, aynı yatakta uyumak, bakım vermek veya cinsel temas bulaşma riskini artırır. Kısa süreli tokalaşma ya da sarılma çoğu durumda yeterli olmaz. Giysi, havlu ve yatak takımlarının ortak kullanılmasıyla bulaşma daha seyrek görülse de özellikle kabuklu uyuz adı verilen ağır formda eşyalar ve yüzeyler aracılığıyla yayılım daha kolay olabilir. En belirgin bulgu, geceleri şiddetlenen yoğun kaşıntıdır. Parmak araları, el bilekleri, dirsekler, koltuk altları, bel çevresi, kalçalar, göğüs uçları ve genital bölgede küçük kabarcıklar, kızarıklıklar veya ince tünel görünümü oluşabilir. İlk kez uyuz olan kişilerde belirtiler birkaç hafta sonra ortaya çıkabilir; ancak bu süre içinde hastalık başkalarına bulaştırılabilir. Tedavi, doktorun reçete ettiği akar öldürücü krem, losyon veya uygun hastalarda ağızdan kullanılan ilaçlarla yapılır. İlacın önerilen bölgelere, belirtilen sürede ve doğru biçimde uygulanması gerekir. Aynı evde yaşayanlar ve yakın temaslılar belirti göstermese bile genellikle eş zamanlı değerlendirilip tedavi edilmelidir; aksi hâlde hastalık tekrar bulaşabilir. Son günlerde kullanılan kıyafetler, havlular ve yatak takımları sıcak suyla yıkanmalı ve yüksek ısıda kurutulmalıdır. Yıkanamayan eşyalar kapalı bir poşette birkaç gün bekletilebilir. Tedavi tamamlanana kadar yakın cilt temasından ve ortak eşya kullanımından kaçınılmalıdır. Kaşıntı tedaviden sonra bir süre devam edebilir; bu durum her zaman tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Ancak yeni tünellerin oluşması, döküntünün yayılması veya evde başka kişilerde belirtiler başlaması hâlinde yeniden doktora başvurulmalıdır. Uyuzun kişisel temizliğin yetersiz olmasından kaynaklandığı düşüncesi doğru değildir; hastalık her yaşta ve her yaşam koşulunda görülebilir. Bebeklerde döküntüler erişkinlerden farklı olarak baş, yüz, boyun, avuç içleri ve ayak tabanlarında da gelişebilir. Yoğun kaşıma ciltte yaralara ve ikincil bakteriyel enfeksiyonlara yol açabileceğinden, irinlenme, artan ağrı, sıcaklık veya ateş varsa mutlaka tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
Tüm bu sorulara kapsamlı olarak cevap veren Özel Aktıp Hastanesi Dermatoloji branşı hekimlerinden Uzm. Dr. Anıl MAKARA, uyuz hastalığının yılda ortalama 100 milyon insanı etkilediğine dikkat çekti. Hastalığın ‘Sarcoptes Scabiei’ isimli bir akardan kaynaklandığını belirten Makara, uyuzun en yaygın ve kaşıntılı paraziter deri problemleri arasında olduğunu söyledi.
Öte yandan; sözlerine devamla, bu rahatsızlığın sonbahar-kış mevsimlerinde arttığını ve son derece bulaşıcı olduğunu kaydetti. Bilhassa okul, kreş, huzurevi, rehabilitasyon merkezi, cezaevleri, yurt, askerî kışla ve bakımevleri gibi toplu yaşam alanlarında görülme sıklığının fazla olduğunu dile getirerek mühim uyarılarda bulundu.
En önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak karşımıza çıkan uyuzun yakın temasla bulaştığını aktaran Uzm. Dr. Anıl MAKARA, bundan korunmak ve kurtulmak için neler yapmak gerektiğine de ışık tuttu.
Uyuz Hastalığı Nedir?
8 bacaklı ‘Sarcoptes scabiei’ akarı (uyuz böceği) nedeniyle oluşan, şiddetli kaşıntı ve döküntüyle karakterize olan cilt hastalığına, ‘uyuz’ adı verilir. Bu, bir enfeksiyon olmayıp; mayt yani akarların deri üst tabakasını istilâ ederek, tüneller yoluyla çoğalması neticesinde gelişir.
Rahatsızlığın direkt temas vasıtasıyla bulaştığı gözlemlenir. Uyuzlu bir insan ile aynı yerde uzun süre vakit geçirmek, bulaş riskini büyük ölçüde artırır.
Uyuz Nasıl Bulaşır?
Uyuz, Sarcoptes scabiei adlı akarın insan derisinin üst tabakasına yerleşmesiyle gelişen ve yakın temas yoluyla yayılabilen bulaşıcı bir deri hastalığıdır. En sık bulaşma şekli, uyuz bulunan kişiyle uzun süreli ve doğrudan cilt teması kurulmasıdır. Aynı yatakta uyumak, cinsel temas, hastaya bakım vermek, çocuklarla uzun süre fiziksel temas hâlinde bulunmak veya aynı evde yakın yaşam sürdürmek parazitin kişiden kişiye geçmesini kolaylaştırabilir. Kısa süreli tokalaşma ya da anlık sarılma, klasik uyuzun bulaşması için çoğu zaman yeterli değildir; ancak akar sayısının çok fazla olduğu kabuklu uyuzda kısa temasla bulaşma riski belirgin biçimde artar. Hastalık daha seyrek olarak enfekte kişinin yakın zamanda kullandığı giysi, havlu, çarşaf ve yatak takımlarının paylaşılmasıyla da yayılabilir. Özellikle kabuklu uyuzda koltuk, yatak ve benzeri eşyalar bulaşmada daha önemli hâle gelir. İlk kez uyuz olan kişilerde kaşıntı ve döküntüler birkaç hafta sonra başlayabileceği için kişi henüz belirti göstermeden de hastalığı başkalarına aktarabilir. Bu nedenle yalnızca kaşınan kişinin değil, aynı evde yaşayanların ve yakın temaslıların da eş zamanlı değerlendirilmesi önemlidir. Bulaşmayı önlemek için tedavi tamamlanıncaya kadar ten temasından, aynı yatakta uyumaktan ve ortak tekstil ürünü kullanmaktan kaçınılmalıdır. Kullanılmış çarşaflar, kıyafetler ve havlular sıcak suyla yıkanmalı, yüksek ısıda kurutulmalı; yıkanamayan eşyalar ise kapalı bir poşette birkaç gün bekletilmelidir. Uyuzun kişisel temizliğin yetersizliğinden kaynaklandığı düşüncesi doğru değildir; hastalık her yaşta ve her yaşam koşulunda görülebilir. Kalabalık evler, bakım merkezleri, yatılı okullar ve benzeri ortak yaşam alanlarında uzun süreli yakın temas daha sık olduğu için salgınlar daha kolay gelişebilir. Geceleri artan kaşıntı, parmak aralarında veya bileklerde ince tüneller ve küçük döküntüler görüldüğünde dermatoloji değerlendirmesi alınmalıdır. Yeniden bulaşmayı engellemenin en etkili yolu, doktorun önerdiği tedavinin doğru uygulanması, temaslıların aynı zamanda tedavi edilmesi ve kullanılan eşyaların uygun şekilde temizlenmesidir. Evcil hayvanlardan bulaşan akarlar insan uyuzuyla aynı değildir ve kalıcı insan enfestasyonuna genellikle yol açmaz. Tedavi gecikirse kaşımaya bağlı yaralar gelişebilir ve ciltte bakteriyel enfeksiyon riski artabilir.
Uyuz İnsandan İnsana Nasıl Geçer? Uyuz Hangi Yollarla Bulaşır?
Bebekler ve çocuklar dâhil olmak üzere herkese uyuz bulaşabilir. Bu rahatsızlığa sahip bir kişinin sağlıklı bireylerle yakın temasta bulunması, onlara da uyuz bulaşmasına yol açar.
Örneğin; ortak giysi, nevresim ve havluların kullanılması, aynı yatakta yatmak gibi davranışlar, uyuzlu insandan diğerlerine hastalık geçmesiyle sonuçlanır.
El ele tutuşma gibi doğrudan temaslar da uyuz bulaştırabilir. Hastalıklı birey ile aynı evde yaşamak da rahatsızlığın diğerlerine intikal etmesini kolaylaştırır. Ayrıca kalabalık ortamlarda da bulaş riski fazladır.
Ancak tokalaşma, sarılma gibi kısa süreli temaslar sonucu uyuz bulaşma ihtimâli düşüktür. Çünkü uyuz akarları pire ve farklı böcekler gibi atlayamaz, uçamaz. O nedenle hastalığın bu tür anlık temaslarla geçişi zordur.
Konuyu bu şekilde özetledikten sonra, uyuz insandan insana nasıl geçer? Sorusunu biraz daha ayrıntılı cevaplamak istiyoruz:
Önce; takriben 0,4 mm boyutunda, gözle görülemeyecek derecede küçük dişi akar, erkek akar ile deri yüzeyinde çiftleşir. Bundan sonra erkek akar yaşamını yitirir ve dişi, yumurtasını bıraktığı derinin altına gömülür. Yaklaşık 4-6 hafta boyunca burada kalır ve her gün 1-3 tane yumurta üretir.
Dişi, yumurtalarını bıraktıktan 2-3 gün sonrasında larvalar peydâ olmaya başlar. Bunların olgunlaşma süreci ortalama 2 hafta sürer.
Bunun ardından sıra, çiftleşmek için bekleyen yeni akarlara gelir. Onlar, daha fazla çoğalabilmek amacıyla yuvayı cilt yüzeyine kadar keser.
Uyuz bulguları, akarların dışkısına karşı gelişen duyarlılık reaksiyonuyla baş gösterir. Fakat 6 haftaya kadar herhangi bir belirti görülmemesi de mümkündür.
Uyuz hastalığının genellikle başka rahatsızlıklarla karıştırılması yaygın olduğundan, teşhisi gecikebilir. Örneğin; mantar enfeksiyonu, böcek ısırıkları, kıl kökü iltihabı ve egzama, uyuz rahatsızlığına benzer şikâyetlere sebebiyet veren dermatolojik problemlerden bazılarıdır.
Bunun yanı sıra; uyuz insandan insana nasıl bulaşır? Diye araştıranlar, eşyaların da bu hususta önemli bir rol oynadığını bilmelidir. Zira hasta kişilerin temas ettiği eşyalara yerleşen Sarcoptes Scabiei akarı, günler boyu canlı kalabilir. Bu nedenle aynı eşyaların kullanılması, -tedavi olmuş kişilerin dahi- yeniden uyuza yakalanmasıyla sonuçlanır.
O yüzden giysilerin ve uyuzlu hastaya ait, yıkanabilecek her şeyin 60°C ve üzeri sıcaklıkta makineye atılması önerilir. Bunun ardından en az 5 saat -10 derecede dondurmak veya sıcak bir kurutucuda kurutmak da dişi akar yumurtalarının tamamen yok olması için son derece önemlidir.
Bu işlemlerin uygulanamayacağı eşyaları ise poşetlere doldurup 8 gün boyunca özel bir alanda bekletmek gerekir.
• Önerilen İçerik: Güneş Yanığı Tedavisi
Hayvandan İnsana Uyuz Geçer mi?
Hayır, hayvanlar insanlara uyuz bulaştırmaz. Esasen; uyuza yol açan akar, hayvanların vücutlarına yerleşip burada da çoğalabilir. Fakat insanları etkileyen akar türü ile hayvanların bedeninde üreyen akar farklıdır.
İnsanın uyuz bulaşan bir hayvan ile temas etmesi neticesinde o akarların kişiye geçmesi mümkündür. Ne var ki; hayvanlardaki uyuz akarları, insan vücudunda üremesine devam edemeyeceğinden dolayı, bir süre sonra kendi kendine ölür. Yani -deyim yerindeyse- etkisiz eleman olarak kalır, hastalığa sebebiyet vermez.
Uyuz Hastalığı Türleri Nelerdir?
Yukarıda; uyuz insandan insana nasıl geçer? sorusunun cevabını verdikten sonra, bu hastalığın alt tiplerinden bahsetmekte de yarar görüyoruz. Şöyle ki;
• Saç Derisi Uyuzu: Sedef hastalığını andıran pul semptomlarıyla karakterizedir. Kafa derisinde ortaya çıkar.
• Büllöz: Yetişkinlerde görülen ‘Büllöz Pemfigoid’ ile benzerlik gösterir.
• Nodüler Uyuz: Deride kahverengi-kırmızı nodüller oluşturur. Özellikle çocuklarda gözlemlenir.
• Kabuklu (Norveç) Uyuz: Hastalığın bu türünde kabuklu alanlar geniş bir cilt alanını kaplayıp şiddetli bir tabloya sebebiyet verir. Öyle ki; klasik uyuz hastalığında 10-15 tane akar etkiliyken; kabuklu uyuz varlığında kişi, milyonlarca akara sahip olabilir. Norveç uyuzunun temel nedeni ise bağışıklık sistemi bozukluklarıdır.
Uyuz Hastalığı Neden Olur?
Çocuk yuvası, hasta bakım merkezi gibi yerlerde çalışanlar veya buralarda yaşayanlar, uyuz hastalığı açısından daha yüksek risk grubundadır. Bunun yanı sıra; birden fazla cinsel partnere sahip olmak, kalabalık bir evde yaşamak, riski artıran diğer faktörler arasındadır.
İleri yaştaki bireyler ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar ise genellikle kabuklu uyuz (Norveç uyuzu) riskiyle karşı karşıyadır.
Uyuz Belirtileri Nelerdir? En Yaygın Uyuz Hastalığı Belirtileri:
Uyuz belirtileri nelerdir? Eğer kişi uyuza ilk defa maruz kalıyorsa, belirtiler 2-6 hafta içinde kendini gösterir. Fakat daha evvel uyuz hastalığını geçirdiyse; şikâyetler, akarların deri altına yerleşmesiyle beraber 1-4 gün içerisinde başlar.
Sıcaklık ile artış gösteren ve özellikle geceleri çoğalan kaşıntı, en önemli uyuz belirtilerinden biridir. Şikâyetlerin çoğunlukla; el bileklerinin iç kısımları, el parmak araları ve koltuk altlarında yoğunlaştığı görülür. Öte yandan; göbek deliğinin etrafı, ayaklar ve ayak bilekleri, kalça, bel ve kasık bölgeleri de kaşıntının en şiddetli hissedildiği yerler olarak karşımıza çıkar.
Bununla beraber uyuz varlığında erkekler ekseriyetle genital bölge, kadınlar ise meme ucu kaşıntısından yakınır. Çocuklarda ise yayılma; genellikle ayak tabanları, avuç içleri, boyun, yüz ve baş bölgelerinde gerçekleşir. Yetişkinler bu bölgelerde yayılıma pek rastlamaz.
Aynı zamanda; cilt üzerindeki kırık çizgi biçiminde, beyaz, 1-10 mm uzunluğundaki oluşumlar da uyuz hastalığının belirgin bulguları içerisindedir.
Söz konusu yapılar ‘tünel’ olarak adlandırılır ve bunlara; egzamaya benzer, kepekli kızarıklıklar, kaşıntılı kabarıklıklar, milimetrik ve içi şeffaf suyla dolu kabarcıklar da eşlik edebilir.
Eğer; uyuz insandan insana nasıl geçer? diye düşünüyorsanız, ‘uyuzlu biriyle temas ettim, bana bulaşmış mıdır?’ şeklinde bir endişeniz varsa, kendinizi şu uyuz hastalığı belirtileri açısından değerlendirmelisiniz:
1. Geceleyin artan, hatta uykudan uyandıracak boyuta varan, gündüzleri ise daha hafif olan kaşıntı (Sıcak banyo uyuz kaşıntısını alevlendirir.),
2. Sivilceye benzeyen ve kıvrımlı bölgelerde yoğunluk gösteren döküntüler,
3. Cilt yüzeyindeki pul, ısırık ve iz benzeri kabarık, uzun çizgiler ; ten rengi veya grimsi beyaz renkte oyuklar,
4. Cilt hassasiyeti,
5. Deride kalın kabuklar,
6. Deri yüzeyinde şişlikler ve kesik benzeri yaralar (Bunlar kaşıma sonucu daha da enfekte olup giderek büyür.),
7. Genital bölgede lezyon oluşumu,
8. Su dolu kesecikler.
Uyuz Tanısı Nasıl Konur? Uyuz Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?
Bunun için; akarlar tarafından açılan deri altı tünellerinin olup olmadığına bakılır, cilt altında akar dışkısı ve yumurtası gibi oluşumlar bulunup bulunmadığı incelenir.
Gerekiyorsa lezyonlar dermatoskopi cihazı yardımıyla büyütülerek ayrıntılı bir değerlendirmeye tâbî tutulur. Uyuz akarının yerleştiği tünellerin ucunda görülen siyah nokta benzeri oluşumlar, kir birikintileri de teşhisi kolaylaştırır.
Uyuz Nasıl Geçer? Uyuz Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tüm rahatsızlıkların iyileştirilmesinde olduğu gibi, uyuz hastalığı tedavisi sırasında da kişiye özgü bir süreç uygulanması önem taşır. Kendiliğinden iyileşmeyen bu durumun uzman bir dermatolog tarafından tedavi edilmesi şarttır.
Hastanın yaşı; uyuzun şiddeti, emzirme, gebelik vb. özel durumlar değerlendirilerek bireye özel planlanan uyuz tedavi yöntemleri şunları ihtiva eder:
1. Kükürtlü karışımlar,,
2. Benzil benzoat veya permetrin içerikli losyon ve kremler,
3. Oral yolla kullanılan antiparaziter ilaçlar,
4. Sülfür-katran içeren majistral ürünler,
5. İvermectinli haplar,
6. Akarların sinir paralizi yoluyla ölmesini sağlamaya yönelik geliştirilen oral tabletler,
7. Topikal steroidler ve antihistaminik haplar (Kaşıntıyı azaltmak adına),
8. Aloe vera ve çay ağacı yağı ihtiva eden kremler vb.
Topikal olarak uygulanan ilaçları deriye sürmeden önce; uzun tırnakları kesmek, banyo yapmak ve bu sırada iyice keselenmek lâzımdır.
Banyonun ardından vücut kurulanmalı ve ilaç, kulakların arkasından itibaren ayak parmaklarının uçları dâhil her yere güzelce sürülmelidir.
Bu uygulama gece yatmadan önce gerçekleştirilmeli ve sabahleyin duş alınmalıdır. Söz konusu tedaviye en az 1 hafta devam edilmesi istenir, gerekli görülen durumlarda bu süre artırılır.
Öte yandan; bu rahatsızlığa sahip bir kişiyle aynı ortamda bulunmak zorunda olan bireylerin de çok dikkatli olması; uyuz insandan insana nasıl geçer? bunu iyi bilmesi ve tedaviye eş zamanlı katılım sağlaması gereklidir.
Bu itibarla; uyuz belirtileri gösteren kişinin ailesi, arkadaşları, birlikte çalıştığı insanlar da -herhangi bir şikâyeti olmasa bile- dermatolog kontrolünden geçmelidir.
Uyuz Tedavisi Görenler Nelere Dikkat Etmeli?
İlaç tedavisinin etkili ve hızlı sonuç verebilmesi için, tedaviyi bazı davranışlarla desteklemek oldukça mühimdir. Buna göre, uyuz hastalığı tedavisi sürecinde şunlara özen gösterilmelidir:
1. Kıyafetlerinizi sık sık değiştirin, yüksek sıcaklıklarda yıkamayı ve ütülemeyi unutmayın.
2. Eve birini davet etmekten veya misafirliğe gitmekten kaçının.
3. Evi daima temiz tutun, bol bol havalandırın.
4. Başkalarıyla ortak eşya kullanımından uzak durun.
5. Sıcak su ile duş almak kaşıntıyı kötüleştireceği için, bir miktar tuzu suda eritip bununla banyo yapmayı deneyin.
6. Belirtileriniz geçse bile doktorunuz onay vermeden tedavinizi yarıda bırakmayın.
Doğal Yollarla Uyuz Nasıl Geçer? Uyuz için Bitkisel Tedavi:
Mutlaka ilaçlarla iyileştirilmesi gereken gereken uyuz hastalığı bitkisel tedavi ile geçmez. Bazı sitelerde uyuza karşı etkili olduğu söylenen; karbonat, sarımsak ve sirke gibi yöntemlere kesinlikle başvurulmamalıdır.
Diğer taraftan; uyuz kaşıntısını hafiflettiği ileri sürülen kül, çamaşır suyu ve benzeri ürünler de asla kullanılmamalıdır.
Bilimsel nitelik taşımayan bu iddiaların ciddiye alınarak yanlış tedavi uygulanması, durumu daha da kötüleştirebilir. Tedavide zaman kaybetmek ve hastalığı başkalarına da yaymak istemeyen kişiler, Cildiye doktorları tarafından profesyonel destek almalıdır.
Bu arada; uyuz hastalığı kadar yaygın bir başka dermatolojik sorun olan sinek ısırığı alerjisi hakkında bilgi almak için şu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Eğer uyuz rahatsızlığına yakalandıysanız veya bundan şüpheleniyorsanız, hemen Cildiye bölümümüzden randevu alarak doğru tanı ve tedavi sürecine adım atabilirsiniz.
Uyuz Hastalığı Konusunda Sık Sorulan Sorular
Uyuz bulaşıcı bir hastalık mıdır?
Uyuz, mikroskobik bir akarın derinin üst tabakasına yerleşmesiyle oluşan bulaşıcı bir parazit hastalığıdır. Yaş, cinsiyet veya kişisel temizlik düzeyi fark etmeksizin herkeste görülebilir. Hastalık çoğunlukla yakın ve uzun süreli cilt temasıyla yayılır.
Uyuz insandan insana nasıl geçer?
En yaygın bulaşma şekli, enfekte kişiyle uzun süren doğrudan ten temasıdır. Aynı yatakta uyumak, cinsel temas kurmak, hastaya bakım vermek veya uzun süre yakın fiziksel temasta bulunmak parazitin bir kişiden diğerine geçmesini kolaylaştırır. Kısa bir tokalaşma ya da anlık sarılma klasik uyuzun bulaşması için genellikle yeterli değildir. Ancak çok sayıda akar içeren kabuklu uyuzda kısa süreli temasla bile bulaşma meydana gelebilir.
Uyuz kıyafetlerden ve ortak eşyalardan bulaşır mı?
Havlu, giysi ve yatak takımlarının ortak kullanılmasıyla bulaşma mümkündür, fakat klasik uyuzda bu yol doğrudan cilt temasına göre daha az yaygındır. Kabuklu uyuzda parazit sayısı çok yüksek olduğundan koltuk, yatak, kıyafet ve benzeri eşyalar aracılığıyla yayılma riski belirgin biçimde artar.
Uyuz belirtileri nelerdir?
En tipik belirti, özellikle geceleri şiddetlenen yoğun kaşıntıdır. Ciltte sivilceye benzeyen küçük kabarıklıklar, kızarıklık, kaşımaya bağlı çizikler ve akarın deri içinde açtığı ince, kıvrımlı tüneller görülebilir. Döküntüler yetişkinlerde genellikle parmak aralarında, el bileklerinde, dirseklerde, koltuk altlarında, bel çevresinde, kalçalarda, göğüs uçlarında ve genital bölgede belirginleşir. Yoğun kaşıma cilt bütünlüğünü bozarak yaralara, kabuklanmaya ve bakteriyel enfeksiyonlara yol açabilir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda yüz, saçlı deri, boyun, avuç içleri ve ayak tabanları da etkilenebilir.
Uyuz bulaştıktan sonra belirtiler ne zaman ortaya çıkar?
İlk kez uyuz olan bir kişide kaşıntı ve döküntülerin ortaya çıkması birkaç hafta sürebilir, hatta bu süre yaklaşık iki aya kadar uzayabilir. Belirti bulunmayan bu dönemde kişi hastalığı başkalarına bulaştırabilir. Daha önce uyuz geçirmiş kişilerde bağışıklık sistemi paraziti daha hızlı tanıdığı için şikâyetler genellikle birkaç gün içinde başlar.
İnsanda uyuz kendiliğinden geçer mi?
Genellikle kendiliğinden iyileşmez. Parazitin ve yumurtalarının etkili bir tedaviyle ortadan kaldırılması gerekir. Kaşıntıyı azaltan kremler geçici rahatlama sağlayabilse de tek başına paraziti öldürmez. Tedavi geciktirildiğinde hastalık yakın temaslılara yayılabilir ve kaşınan bölgelerde ikincil cilt enfeksiyonları gelişebilir.
Uyuz tedavisi nasıl yapılır?
Tedavide akarları öldüren reçeteli krem veya losyonlar kullanılır; bazı hastalarda hekim tarafından ağızdan alınan ilaçlar tercih edilebilir. Kullanılacak ilacın seçimi kişinin yaşına, gebelik durumuna, hastalığın yaygınlığına ve kabuklu uyuz bulunup bulunmadığına göre değişir. Cilde sürülen ürünlerin yalnızca kaşınan alanlara değil, doktorun belirttiği bütün bölgelere uygulanması gerekir. Parmak araları, tırnak çevresi, ayak tabanları, kasıklar ve kalça kıvrımları gibi kolay unutulan bölgeler atlanmamalıdır. İlacın ne kadar süre ciltte tutulacağı ve tedavinin tekrarlanıp tekrarlanmayacağı ürünün özelliklerine göre değiştiğinden kullanım talimatlarına tam olarak uyulmalıdır. Reçetesiz ürünler veya bitkisel karışımlar güvenilir bir uyuz tedavisi olarak kabul edilmemelidir.
Evde bir kişide uyuz varsa diğerleri de tedavi olmalı mı?
Aynı evde yaşayanlar, cinsel partnerler ve uzun süreli yakın teması bulunan kişilerde henüz kaşıntı başlamamış olsa bile parazit bulunabilir. Bu nedenle yakın temaslıların aynı dönemde değerlendirilmesi ve doktorun önerisi doğrultusunda eş zamanlı tedavi edilmesi önemlidir. Yalnızca belirtileri bulunan kişinin tedavi edilmesi, iyileştikten sonra tekrar bulaşmasına neden olabilir.
Uyuz bulaşmaması için hangi tedbirler alınmalıdır?
Tedavi tamamlanıncaya kadar doğrudan ten temasından, aynı yatakta uyumaktan ve havlu, giysi veya yatak takımlarını ortak kullanmaktan kaçınılmalıdır. Yakın temaslıların tedavisinin aynı zamanda yapılması bulaşma döngüsünü kırmak açısından önem taşır. Son günlerde kullanılan kıyafetler, çarşaflar ve havlular sıcak suyla yıkanmalı ve sıcak programda kurutulmalıdır. Yıkanamayan eşyalar kapalı bir poşette birkaç gün bekletilebilir. Evde kullanılan böcek ilaçlarının cilde veya yaşam alanlarına rastgele uygulanması önerilmez. Uyuz akarları insan derisinden uzakta genellikle birkaç günden uzun süre yaşayamaz.
Tedaviden sonra kaşıntının devam etmesi normal midir?
Parazitler ortadan kaldırılmış olsa bile cildin akar kalıntılarına karşı geliştirdiği alerjik tepki nedeniyle kaşıntı birkaç hafta devam edebilir. Bu durum tek başına tedavinin başarısız olduğunu göstermez. Ancak yeni tünellerin veya döküntülerin ortaya çıkması, kaşıntının giderek şiddetlenmesi ya da evde başka kişilerde belirtilerin başlaması yeniden bulaşma veya yetersiz tedavi ihtimalini düşündürebilir. İrinli yaralar, artan kızarıklık, ağrı, sıcaklık veya ateş gelişmesi hâlinde ikincil enfeksiyon açısından doktora başvurulmalıdır.
Yayın tarihi: 08.Eylül.2023
"Bu içeriğin geliştirilmesinde Aktıp Hastanesi uzman hekimleri katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz."
Editör:
Mirlan Karabukaev
Mail:
info@aktip.com.tr