Aramak İstediğiniz Kelimeyi Girip, Arama Butonuna Tıklayınız...

Sedef Hastalığı

Kişiye Özel İlgi AKTIP ta

Sedef Hastalığı

Sedef Hastalığı

Sedef hastalığı, tıpta psoriasis adı verilen, bağışıklık sisteminin cilt hücrelerinin normalden daha hızlı yenilenmesine yol açtığı kronik ve iltihaplı bir deri hastalığıdır. Hızla biriken hücreler özellikle diz, dirsek, saçlı deri ve bel çevresinde sınırları belirgin, kızarık, kalın ve beyazımsı pullarla kaplı plaklar oluşturabilir; ancak lezyonlar vücudun başka bölgelerinde de görülebilir. Kaşıntı, yanma, hassasiyet, kuruluk, çatlama ve zaman zaman kanama meydana gelebilir. Bazı kişilerde tırnaklarda çukurlaşma, kalınlaşma veya yataktan ayrılma görülürken, eklemlerde ağrı, şişlik ve sabah tutukluğu psoriatik artriti düşündürebilir. Hastalık bulaşıcı değildir; temasla, aynı eşyaların kullanılmasıyla veya yakın yaşamla başka bir kişiye geçmez. Kesin nedeni tam olarak açıklanamasa da genetik yatkınlık ile bağışıklık sistemindeki düzensizliğin birlikte rol oynadığı düşünülür. Stres, boğaz enfeksiyonları, cilt yaralanmaları, sigara, aşırı alkol tüketimi, soğuk ve kuru hava ile bazı ilaçlar belirtileri başlatabilir veya mevcut hastalığı alevlendirebilir. Sedef çoğu zaman alevlenme ve sakinleşme dönemleriyle seyreder; tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmasa da belirtiler uzun süre kontrol altında tutulabilir. Tedavi, hastalığın türüne, yaygınlığına, bulunduğu bölgeye, eklem tutulumuna ve kişinin genel sağlık durumuna göre dermatolog tarafından planlanır. Hafif vakalarda düzenli nemlendirme, kortikosteroid veya D vitamini benzeri maddeler içeren topikal ilaçlar kullanılabilir. Daha yaygın ya da dirençli vakalarda kontrollü ultraviyole ışık tedavisi, ağızdan alınan sistemik ilaçlar veya belirli bağışıklık yollarını hedefleyen biyolojik tedaviler değerlendirilebilir. Tedaviden alınan sonuç kişiden kişiye değişebilir ve uygun yöntemi bulmak için zaman zaman birden fazla seçenek denenebilir. Ilık duş almak, parfümsüz bakım ürünleri tercih etmek, cildi kaşımamak ve düzenli nemlendirmek kuruluk ile tahrişin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte bitkisel ürünler veya reçetesiz kremler doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır; çünkü bazı ürünler belirtileri ağırlaştırabilir ya da uygulanan tedaviyle etkileşebilir. Cildi tahriş etmemek, reçeteli ürünleri önerilen şekilde kullanmak, tetikleyicileri tanımak ve kontrolleri aksatmamak tedavi başarısını destekler. Yaygın kızarıklık, irinli kabarcıklar, ateş ya da yeni başlayan eklem yakınmaları gelişirse gecikmeden tıbbi değerlendirme ve uygun uzman görüşü alınmalıdır.

Özel Aktıp Hastanesi Cildiye branşı hekimlerinden Uzm. Dr. Anıl MAKARA, Sedef Hastalığı (Psoriasis) hakkında detaylı bilgi vererek önemli uyarılarda bulundu.

Sedef Hastalığı Nedir?

Sedef hastalığı, tıbbi adıyla psoriasis, bağışıklık sisteminin işleyişindeki düzensizlik nedeniyle cilt hücrelerinin normalden daha hızlı yenilenmesiyle ortaya çıkan kronik ve iltihaplı bir deri hastalığıdır. Sağlıklı bir ciltte hücreler belirli bir süreç içinde yüzeye ulaşarak doğal biçimde dökülür. Sedef hastalığında ise bu döngü hızlanır ve dökülemeyen hücreler deri yüzeyinde birikerek kalın, kabarık ve pullu alanlar oluşturur.

Sedef plakları genellikle dizlerde, dirseklerde, saçlı deride, bel çevresinde ve kuyruk sokumu bölgesinde görülür. Bununla birlikte yüz, kulak arkası, tırnaklar, avuç içleri, ayak tabanları ve genital bölge de etkilenebilir. Hastalığın görünümü kişinin ten rengine göre değişebilir. Açık tenli kişilerde plaklar çoğunlukla kırmızı veya pembe görünürken koyu tenli kişilerde mor, kahverengi ya da gri tonlarında olabilir.

Sedef hastalığının yaygın belirtileri şunlardır:

Sınırları belirgin, kabarık ve pullu cilt alanları
Ciltte kuruluk, çatlama ve zaman zaman kanama
Kaşıntı, yanma, batma veya hassasiyet
Saçlı deride yoğun pullanma ve kepeklenme
Tırnaklarda küçük çukurlar, kalınlaşma veya renk değişikliği
Tırnağın yatağından ayrılması ya da kolay kırılması
Bazı hastalarda eklem ağrısı, şişlik ve sabah tutukluğu

Eklem şikâyetleri, psoriatik artrit adı verilen iltihaplı eklem hastalığının belirtisi olabilir. Bu durum zamanında tedavi edilmediğinde eklemlerde kalıcı hasara neden olabileceği için erken dönemde uzman değerlendirmesi önemlidir.

Sedef hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık ve bağışıklık sistemi arasındaki etkileşimin önemli olduğu düşünülür. Hastalığı başlatabilen veya belirtileri artırabilen bazı etkenler şunlardır:

Yoğun veya uzun süreli stres
Boğaz ve cilt enfeksiyonları
Kesik, çizik, böcek ısırığı veya güneş yanığı
Soğuk ve kuru hava koşulları
Sigara ve aşırı alkol tüketimi
Bazı ilaçların kullanılması
Cildin sürekli sürtünmesi veya tahriş olması

Sedef hastalığı bulaşıcı değildir. Dokunma, sarılma, aynı havluyu kullanma, ortak yaşam alanlarını paylaşma veya yakın temas yoluyla başka bir kişiye geçmez. Ciltte görülen plaklar bakteri, virüs veya mantar kaynaklı olmadığından hastaların toplumdan uzak durmasını gerektiren bir durum bulunmaz.

Hastalık çoğunlukla alevlenme ve sakinleşme dönemleriyle ilerler. Belirtiler bazı dönemlerde artabilir, daha sonra hafifleyebilir veya geçici olarak tamamen kaybolabilir. Günümüzde sedef hastalığını kalıcı olarak ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamakla birlikte uygun yöntemlerle belirtiler uzun süre kontrol altında tutulabilir.

Tedavide kullanılabilecek başlıca yöntemler şunlardır:

Nemlendirici ve cilt bariyerini destekleyen ürünler
Kortikosteroid veya D vitamini benzeri maddeler içeren kremler
Kontrollü ultraviyole ışık tedavisi
Ağızdan alınan veya enjeksiyonla uygulanan sistemik ilaçlar
Bağışıklık sistemindeki belirli iltihap yollarını hedefleyen biyolojik tedaviler

Tedavi planı hastalığın türüne, yaygınlığına, bulunduğu bölgeye, eklem tutulumuna ve kişinin genel sağlık durumuna göre dermatoloji uzmanı tarafından belirlenmelidir. Cildi düzenli nemlendirmek, ılık ve kısa duşlar almak, parfümlü ürünlerden kaçınmak, plakları kaşımamak ve kişisel tetikleyicileri tanımak hastalığın kontrolünü destekleyebilir.

Sedef Hastalığı Neden Olur?

Sedef hastalığı, derinin kronik inflamatuar bir hastalığıdır ve ciltte kalın, kırmızı, gümüş renkli pullarla kaplı plaklar şeklinde kendini gösterir. Bu hastalık, bağışıklık sisteminin yanlış çalışmasından kaynaklanır ve genetik ile çevresel faktörlerin bir kombinasyonunun rol oynadığı düşünülmektedir.

1. Bağışıklık Sistemi ve Otoimmün Yanıt

Sedef hastalığı, otoimmün bir hastalık olarak sınıflandırılır. Normalde, bağışıklık sistemi vücudu enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı korur. Ancak sedef hastalığında, bağışıklık sistemi yanlışlıkla sağlıklı cilt hücrelerine saldırır. Bu süreç, T hücrelerinin (beyaz kan hücrelerinin bir türü) anormal şekilde aktif hale gelmesiyle başlar. Bu hücreler, cilt hücrelerinin normalden çok daha hızlı çoğalmasına neden olan bir inflamatuar yanıtı tetikler. Normalde cilt hücrelerinin yaşam döngüsü 28-30 gün sürerken, sedef hastalığında bu süre 3-4 güne düşer, bu da ciltte kalın plakların oluşmasına yol açar.

2. Genetik Faktörler

Sedef hastalığının genetik bir bileşeni olduğu bilinmektedir. Ailede sedef hastalığı öyküsü olan bireylerde hastalığın gelişme riski daha yüksektir. Araştırmalar, sedef hastalığına yatkınlığı artıran birçok genetik varyasyonun (özellikle HLA-Cw6 geni) var olduğunu göstermiştir. Bu genetik faktörler, bağışıklık sisteminin işleyişini ve inflamatuar yanıtları etkileyebilir.

3. Çevresel Tetikleyiciler

Genetik yatkınlığı olan kişilerde sedef hastalığının ortaya çıkmasını tetikleyebilecek çeşitli çevresel faktörler bulunmaktadır. 
• Enfeksiyonlar
• İlaçlar
• Stres
• Cilt Travması
• İklim ve Hava Şartları
• Yaşam Tarzı Faktörleri

4. Hormonal Değişiklikler

Sedef hastalığı, hormonal değişiklikler sırasında da ortaya çıkabilir veya kötüleşebilir. Ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi dönemlerde hormonal dalgalanmalar, sedef hastalığı belirtilerinin değişmesine neden olabilir.

5. Bağışıklık Sistemi Bozuklukları

HIV/AIDS gibi bağışıklık sistemi bozuklukları, sedef hastalığını daha da kötüleştirebilir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması, cilt hücrelerinin kontrolsüz büyümesine neden olabilir.

Sedef Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Sedef hastalığı, deride kızarıklık, pullanma, kaşıntı ve şişlik gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir cilt hastalığıdır. Bu hastalık genellikle dönemsel olarak şiddetlenir ve hafifler. Sedef hastalığının belirtileri kişiden kişiye değişebilir:
1. Kızarıklık: Sedef hastalığının en belirgin belirtilerinden biri deride oluşan kırmızı, kabarık lezyonlardır. Bu kızarıklıklar genellikle derinin kalınlaştığı bölgelerde ortaya çıkar.
2. Pullanma: Sedef hastalığı olan kişilerde deride beyaz, gümüş renkli pulların oluşması yaygın bir belirtidir. Bu pullar genellikle derinin üst tabakasında birikmiş ölü deri hücreleridir.
3. Kaşıntı: Sedef hastalığı olan kişilerde kaşıntı sık görülen bir şikayettir. Derideki kızarıklık ve pullanma nedeniyle kaşıntı hissi artabilir.
4. Şişlik: Sedef hastalığı olan kişilerde deride şişlikler oluşabilir. Bu şişlikler genellikle kızarıklık ve pullanma ile birlikte görülür.
5. Tırnak Değişiklikleri: Sedef hastalığı tırnaklarda da değişikliklere neden olabilir. Tırnaklarda kalınlaşma, çukurlar, renk değişiklikleri ve tırnakların dökülmesi gibi belirtiler görülebilir.

Sedef hastalığının belirtileri genellikle dönemsel olarak artıp azalabilir. Bazı durumlarda belirtiler hafif seyrederken bazı durumlarda şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilir. Hastalığın belirtileri kişiden kişiye değişebileceği için tanı ve tedavi süreci uzman bir dermatolog tarafından yürütülmelidir.

Sedef Hastalığı Çeşitleri Nelerdir?

Sedef hastalığı (psoriasis), ciltte kalın, kırmızı, gümüş renkli pullarla kaplı plaklar şeklinde kendini gösteren kronik bir deri hastalığıdır. Sedef hastalığının farklı türleri vardır ve her tür, farklı belirtiler ve tedavi gereksinimleriyle karakterize edilir.
1. Plak Psoriasis (Psoriasis Vulgaris): Plak psoriasis, en yaygın sedef hastalığı türüdür ve sedef hastalığı vakalarının yaklaşık %80-90'ını oluşturur. Belirtileri; kırmızı, iltihaplı ve kalınlaşmış cilt bölgeleri, gümüş renkli pullu plaklar, genellikle dirsekler, dizler, saçlı deri ve bel bölgesinde görülür, kaşıntı ve ağrı hissi.
2. Guttat Psoriasis: Guttat psoriasis, çocuklar ve genç erişkinlerde daha yaygın görülen, ani başlangıçlı bir sedef hastalığı türüdür. Genellikle bir enfeksiyon, özellikle streptokok boğaz enfeksiyonu sonrası ortaya çıkar. Belirtileri; küçük, su damlası şeklinde kırmızı lekeler, genellikle gövde, kollar ve bacaklarda görülür ve pullanma hafif olabilir.
3. Püstüler Psoriasis: Püstüler psoriasis, ciltte beyaz püstüller (iltihap dolu kabarcıklar) ile karakterize edilen daha nadir bir sedef hastalığı türüdür. Bu püstüller, kırmızı ve iltihaplı cilt bölgeleri üzerinde gelişir. Belirtileri; beyaz püstüller, kızarık ve şişmiş cilt, ateş, titreme, şiddetli kaşıntı ve halsizlik (yaygın püstüler psoriasis).
4. Ters Psoriasis (İnvers Psoriasis): Ters psoriasis, cildin kıvrım bölgelerinde (örneğin koltuk altı, kasık, genital bölge ve meme altı) görülür. Bu bölgelerde cilt daha hassas ve terli olabilir. Belirtileri; kırmızı, parlak ve iltihaplı cilt, genellikle pullanma görülmez, sürtünme ve terleme belirtileri kötüleştirebilir.
5. Eritrodermik Psoriasis: Eritrodermik psoriasis, nadir ve ciddi bir sedef hastalığı türüdür. Tüm vücudu etkileyen yoğun bir inflamasyon ve kızarıklık ile karakterizedir. Belirtileri; yaygın kızarıklık ve ciltte dökülme, şiddetli kaşıntı ve ağrı, vücut ısısı dengesizliği, kalp hızında artış.
6. Tırnak Psoriasisi: Tırnak psoriasisi, tırnakları etkileyen bir sedef hastalığı türüdür. Hem el hem de ayak tırnaklarında görülebilir. Belirtileri; tırnak yüzeyinde çukurlar (pitting), tırnak altı kalınlaşma ve renk değişiklikleri, tırnak yatağından ayrılma (onikoliz).

Sedef Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Sedef hastalığı tanısı koymak için genellikle bir dermatolog tarafından detaylı bir muayene ve bazı laboratuvar testleri gerekmektedir. Sedef hastalığının tanısını koymak için öncelikle hastanın şikayetleri detaylı bir şekilde incelenir. Kaşıntı, kızarıklık, pullanma gibi belirtiler sedef hastalığının tipik belirtileridir. Hastanın ayrıca ailede sedef hastalığı öyküsü olup olmadığı da araştırılır çünkü genetik yatkınlık sedef hastalığının gelişiminde önemli bir faktördür. Dermatolog tarafından yapılan fiziksel muayene sırasında ciltteki lezyonlar detaylı bir şekilde incelenir. Sedef hastalığının tipik lezyonları genellikle kırmızı renkte, kabuklu ve pullu bir yapıdadır. Ayrıca sedef hastalığı genellikle dirsek, diz, saçlı deri, tırnak gibi belirli bölgelerde daha sık görülür. Bu bölgelerdeki lezyonların varlığı sedef hastalığının tanısında önemli bir ipucu olabilir. Dermatolog tarafından yapılan muayene sonrasında bazı durumlarda lezyonlardan biyopsi alınabilir. Biyopsi işlemi sırasında ciltten küçük bir doku örneği alınarak patolojik incelemeye gönderilir. Bu inceleme sonucunda sedef hastalığının tipik özelliklerini taşıyan değişikliklerin olup olmadığı incelenir. Laboratuvar testleri sedef hastalığının tanısında da önemli bir rol oynar. Kan testleri ile iltihaplanma belirteçleri incelenir ve sedef hastalığının şiddeti hakkında bilgi sağlar. Ayrıca bazı durumlarda ciltteki lezyonlardan örnek alınarak mikroskobik inceleme yapılabilir. Sedef hastalığının tanısında kullanılan bir diğer yöntem de Psoriasis Area and Severity Index (PASI) adı verilen bir skaladır. Bu skala sedef hastalığının yaygınlığını ve şiddetini değerlendirmek için kullanılır. Dermatolog tarafından yapılan muayene sonrasında hastanın PASI skoru hesaplanarak sedef hastalığının şiddeti hakkında bilgi edinilir.

Sedef Hastalığı Tedavisi 

Sedef hastalığı, cilt hücrelerinin hızla büyümesi sonucu ciltte kızarıklık, pullanma ve kaşıntıya neden olan bir cilt hastalığıdır. Bu hastalık genellikle dirsekler, dizler, saçlı deri, eller ve ayaklarda görülür. Sedef hastalığının tedavisi, semptomları hafifletmeyi ve hastalığın ilerlemesini engellemeyi amaçlar.

1. Topikal Tedaviler: Sedef hastalığının hafif vakalarında, cildi yumuşatmak ve pullanmayı azaltmak için topikal kremler ve losyonlar kullanılabilir. Bu tedaviler genellikle kortikosteroidler veya D vitamini türevleri içerir.
2. Fototerapi: Fototerapi, cildi ultraviyole ışınlarıyla tedavi etmek için kullanılan bir yöntemdir. Bu tedavi, sedef hastalığının semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir.
3. Sistemik Tedaviler: Sedef hastalığının daha şiddetli vakalarında, doktorlar sistemik ilaçlar reçete edebilir. Bu ilaçlar genellikle bağışıklık sistemini baskılayarak cilt hücrelerinin büyümesini kontrol altına almayı amaçlar.
4. Biyolojik Tedaviler: Biyolojik ilaçlar, sedef hastalığının tedavisinde kullanılan yeni bir yaklaşımdır. Bu ilaçlar genellikle bağışıklık sistemini hedef alarak sedef hastalığının semptomlarını kontrol altına almaya yardımcı olur.
5. Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Sedef hastalığının tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri de önemli bir rol oynar. Stresin azaltılması, sağlıklı bir diyet, düzenli egzersiz ve sigara içilmemesi gibi faktörler sedef hastalığının semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir.

Sedef hastalığının tedavisi, her hastanın durumuna göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle, sedef hastalığı olan kişilerin bir dermatolog veya cilt hastalıkları uzmanına danışarak kendi tedavi planlarını oluşturmaları önemlidir. Tedaviye erken başlamak ve düzenli olarak doktor kontrolünde olmak, hastalığın ilerlemesini engellemek ve yaşam kalitesini artırmak için önemlidir.

Sedef Hastalığına Benzer Hastalıklar

Sedef hastalığı (psoriasis), ciltte kalın, kırmızı, pullu plaklar şeklinde kendini gösteren kronik bir deri hastalığıdır. Ancak, birçok diğer cilt hastalığı da benzer belirtilerle ortaya çıkabilir ve bu durum sedef hastalığının tanısını zorlaştırabilir. 
1. Seboreik Dermatit: Seboreik dermatit, özellikle yağ bezlerinin yoğun olduğu bölgelerde meydana gelen kronik bir cilt iltihaplanmasıdır. Yağlı, sarımsı pullarla kaplı kırmızı lekeler; saçlı deri, yüz (özellikle burun kenarları, kaşlar, kulaklar), göğüs ve sırt gibi bölgelerde görülür.
2. Atopik Dermatit (Egzama): Atopik dermatit, kronik ve tekrarlayan bir cilt iltihaplanmasıdır ve genellikle çocuklukta başlar. Yoğun kaşıntı; kuru, kırmızı ve kabuklu lezyonlar; ellerde, ayaklarda, bileklerde, boyunda, üst göğüste, göz kapaklarında ve dirsek içlerinde görülür.
3. Liken Planus: Liken planus, deri ve mukozal yüzeylerde meydana gelen inflamatuar bir hastalıktır. Düz, morumsu ve kaşıntılı lezyonlar; genellikle bilekler, bacaklar ve genital bölgelerde görülür; ağız içinde beyaz, dantel benzeri lezyonlar oluşabilir.
4. Mantar Enfeksiyonları (Tinea): Tinea, mantarların neden olduğu cilt enfeksiyonlarıdır ve vücudun çeşitli bölgelerinde görülebilir. Kırmızı, yuvarlak ve pullu lezyonlar; lezyonların kenarları daha belirgin, ortası daha az kabarık olabilir; kaşıntı ve yanma hissi hissedilir.
5. Pityriasis Rosea: Pityriasis rosea, genellikle viral bir enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir cilt hastalığıdır. Büyük, oval ve pembe renkte ana plak (herald patch); daha küçük ve benzer lezyonların gövde boyunca yayılması; hafif kaşıntı belirtileri vardır.
6. Kontakt Dermatit: Kontakt dermatit, cildin irritan veya alerjen maddelere maruz kalması sonucu gelişen iltihaplanmadır. Kızarıklık, şişlik ve kabarcıklar; maruz kalınan bölgede yoğun kaşıntı ve yanma hissi; lezyonlar genellikle belirli bir maddeyle temas sonrası ortaya çıkar.
7. Nummuler Dermatit: Nummuler dermatit, ciltte yuvarlak veya oval şekilli kaşıntılı lezyonlarla karakterize kronik bir dermatit türüdür. Yuvarlak veya oval şekilli kırmızı ve pullu lezyonlar; yoğun kaşıntı; genellikle bacaklar, eller ve gövdede görülür.

Sedef Hastalığı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sedef hastalığı nedir?

Sedef hastalığı veya tıbbi adıyla psoriasis, bağışıklık sisteminin aşırı etkinleşmesi sonucunda cilt hücrelerinin normalden hızlı çoğaldığı kronik ve iltihaplı bir hastalıktır. Hızla üretilen hücreler deri yüzeyinde birikerek kalın, kabarık ve pullu alanlar oluşturur. En sık dizlerde, dirseklerde, saçlı deride ve bel çevresinde görülse de tırnakları, avuç içlerini, ayak tabanlarını ve genital bölgeyi de etkileyebilir. Hastalık dönemsel olarak alevlenip sakinleşebilir.

Sedef hastalığı neden olur?

Kesin neden tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin çalışma biçimi ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı düşünülür. Ailesinde psoriasis bulunan kişilerde risk artabilir ancak aile öyküsü olmayanlarda da hastalık gelişebilir. Stres, boğaz enfeksiyonları, cilt yaralanmaları, güneş yanığı, sigara, aşırı alkol tüketimi, soğuk ve kuru hava ile bazı ilaçlar hastalığı başlatabilir veya mevcut belirtileri ağırlaştırabilir. Bu etkenler herkeste aynı sonucu oluşturmaz; kişisel tetikleyiciler zaman içinde değişebilir.

Sedef hastalığı nasıl başlar?

Başlangıçta cilt üzerinde küçük, kızarık veya koyu renkli, sınırları belirgin ve hafif kabarık alanlar görülebilir. Bu bölgeler zamanla genişleyerek kuru pullarla kaplanabilir. Bazı kişilerde ilk belirtiler saçlı deride yoğun kepeklenme, tırnaklarda küçük çukurlar veya dirsek ve dizlerde geçmeyen kuru lekeler şeklinde ortaya çıkar. Damla tipi psoriasis ise özellikle bir boğaz enfeksiyonundan sonra gövde ve uzuvlarda çok sayıda küçük lezyonla aniden başlayabilir.

Sedef hastalığının belirtileri nelerdir?

Yaygın belirtiler arasında kalınlaşmış ve kabarık cilt plakları, beyazımsı veya gümüş renkli pullanma, kuruluk, çatlama, yanma, hassasiyet ve kaşıntı bulunur. Çatlaklardan hafif kanama meydana gelebilir. Tırnaklarda çukurlaşma, renk değişikliği, kalınlaşma veya tırnağın yatağından ayrılması görülebilir. Belirtilerin görünümü cilt tonuna ve hastalığın türüne göre farklılaşabilir. Bazı hastalarda parmaklarda şişme, eklem ağrısı, sabah tutukluğu, bel ağrısı veya topuk hassasiyeti gelişebilir. Bu yakınmalar psoriatik artritin işareti olabileceğinden erken değerlendirilmelidir; tedavi edilmeyen eklem iltihabı kalıcı hasara neden olabilir.

Sedef hastalığı kaşıntı yapar mı?

Kaşıntı yaygın bir belirtidir ancak şiddeti kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler yalnızca hafif bir rahatsızlık hissederken bazı kişilerde kaşıntı uykuyu ve günlük yaşamı bozacak kadar yoğun olabilir. Kaşımak cildi yaralayarak plakların kalınlaşmasına, kanamaya ve yeni lezyonların oluşmasına yol açabilir. Soğuk kompres, düzenli nemlendirme ve doktorun önerdiği tedavinin uygulanması kaşıntının azaltılmasına yardımcı olabilir.

Sedef hastalığı bulaşıcı mı?

Psoriasis bulaşıcı değildir. Dokunmak, sarılmak, aynı havluyu veya yüzme havuzunu kullanmak, cinsel temas ya da sedefli bölgeyle doğrudan temas etmek hastalığın başka bir kişiye geçmesine neden olmaz. Görünür plaklar mantar veya bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşmaz; bağışıklık sistemiyle ilişkili iltihaplı bir sürecin sonucudur. Bu nedenle hastalığı bulunan kişilerin sosyal yaşamdan uzaklaştırılması veya fiziksel temastan kaçınılması için tıbbi bir gerekçe yoktur.

Sedef hastalığının tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi; hastalığın türü, yaygınlığı, lezyonların bulunduğu bölgeler, eklem tutulumu, önceki tedavilere verilen yanıt ve kişinin genel sağlık durumu dikkate alınarak planlanır. Hafif ve sınırlı hastalıkta cilde uygulanan kortikosteroidler, D vitamini benzeri ilaçlar veya pulları azaltan ürünler kullanılabilir. Daha yaygın ya da dirençli vakalarda dermatolog kontrolünde ultraviyole ışık tedavisi, ağızdan alınan veya enjeksiyonla uygulanan sistemik ilaçlar ve belirli bağışıklık yollarını hedefleyen biyolojik tedaviler değerlendirilebilir. Tek bir yöntem herkes için uygun değildir; etkili ve güvenli seçeneği bulmak amacıyla tedavi zaman içinde değiştirilebilir veya birkaç yöntem birlikte kullanılabilir.

Sedef hastalığına ne iyi gelir?

Parfümsüz ve yoğun yapılı nemlendiricileri düzenli kullanmak, cildin kurumasını ve çatlamasını azaltabilir. Ilık ve kısa duşlar tercih etmek, sert sabunlardan kaçınmak, cildi ovalamadan kurulamak ve tahriş edici kıyafetleri sınırlamak yararlı olabilir. Stresi yönetmek, sigaradan uzak durmak, sağlıklı kiloyu korumak ve kişisel tetikleyicileri belirlemek alevlenmelerin kontrolünü destekleyebilir. Kontrollü fototerapi ile güneşlenmek aynı şey değildir; güneş yanığı hastalığı kötüleştirebilir ve yeni plakların oluşmasına yol açabilir. Bitkisel karışımlar, reçetesiz kortizonlu ürünler veya yoğun güneş maruziyeti doktor önerisinin yerine kullanılmamalıdır.

Sedef hastalığı tamamen geçer mi?

Hastalığı kalıcı olarak ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Bununla birlikte uygun tedaviyle plaklar büyük ölçüde azalabilir, cilt uzun süre temiz kalabilir ve hastalık aylarca ya da yıllarca belirti vermeden seyredebilir. Bu döneme remisyon adı verilir. Belirtilerin yeniden ortaya çıkması tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez; psoriasis doğası gereği alevlenme ve sakinleşme dönemleriyle ilerleyebilir. Düzenli takip ve tedavinin önerildiği şekilde sürdürülmesi hastalığın kontrol altında tutulmasını kolaylaştırır.

Sedef hastalığında ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Geçmeyen, genişleyen veya tekrarlayan pullu cilt alanları dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Mevcut tedavinin etkisiz kalması, yan etki oluşturması, hastalığın yüzü, genital bölgeyi, tırnakları ya da vücudun geniş bir kısmını etkilemesi de kontrol gerektirir. Eklem ağrısı, şişlik ve sabah tutukluğu geliştiğinde psoriatik artrit açısından gecikmeden muayene olunmalıdır. Cildin büyük bölümünde aniden kızarıklık, yaygın irinli kabarcıklar, ateş, titreme veya ciddi genel durum bozukluğu ortaya çıkması ise nadir fakat ağır psoriasis türlerini düşündürebilir ve acil tıbbi değerlendirme gerektirir.

Yayın tarihi: 24.Temmuz.2024

"Bu içeriğin geliştirilmesinde Aktıp Hastanesi uzman hekimleri katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz."

Editör:

Mirlan Karabukaev

Mail:

info@aktip.com.tr

Online Randevu Oluştur