Aramak İstediğiniz Kelimeyi Girip, Arama Butonuna Tıklayınız...

Yüzde Ödem Neden Olur?

Kişiye Özel İlgi AKTIP ta

Yüzde Ödem Neden Olur?

Yüzde Ödem Neden Olur?

Yüzdeki ödemin arkasında tek bir mekanizma bulunmaz. Tuz tüketiminin artması, uyku düzenindeki değişiklikler, alerjik reaksiyonlar, enfeksiyonlar, hormonal değişimler, kullanılan bazı ilaçlar ve çeşitli sistemik hastalıklar yüz dokularında sıvı birikimine yol açabilir. Fazla sodyum alınması, vücudun su tutma eğilimini artırabilir. Özellikle bir gün önce yoğun tuz içeren paketli gıdalar, işlenmiş ürünler, turşular, soslar veya çok tuzlu yemekler tüketildiğinde sabah yüz ve göz çevresinde şişkinlik görülebilir. Alkol tüketimi de sıvı-elektrolit dengesini ve uyku kalitesini etkileyerek ertesi gün yüzde şişkin bir görünüm oluşmasına katkıda bulunabilir. Uyku pozisyonu da önemlidir. Uzun süre tamamen yatay pozisyonda kalındığında yer çekiminin etkisinin azalması nedeniyle sıvının yüz bölgesinde daha belirgin hale gelmesi mümkündür. Bu nedenle özellikle sabah görülen hafif göz çevresi ödemi gün içinde kendiliğinden azalabilir. Alerjik reaksiyonlarda bağışıklık sisteminin salgıladığı bazı kimyasal aracılar damar geçirgenliğini artırabilir. Bunun sonucunda özellikle göz kapaklarında, dudaklarda ve yüzün farklı bölgelerinde hızlı gelişen şişlik meydana gelebilir. Dudak, dil veya boğaz bölgesine yayılan şişlik ile birlikte nefes almada ya da yutmada güçlük gelişmesi acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Sinüzit, diş enfeksiyonları, cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları ile tükürük bezlerini etkileyen hastalıklar da lokal yüz şişliğine neden olabilir. Enfeksiyona bağlı durumlarda ödemle birlikte ağrı, hassasiyet, kızarıklık, sıcaklık artışı veya ateş görülebilir. Böbreklerin vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesinin düzenlenmesinde önemli bir görevi vardır. Bazı böbrek hastalıklarında özellikle göz çevresinde belirginleşen ödem ortaya çıkabilir. Kalp, karaciğer ve tiroit ile ilişkili bazı hastalıklar da vücudun sıvı dengesini etkileyebilir. Bu tür durumlarda şişlik yalnızca yüz bölgesiyle sınırlı kalmayabilir; bacaklar, ayak bilekleri veya vücudun farklı bölgelerinde de ödem görülebilir.

Özel Aktıp Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi birimi doktorlarından Op. Dr. Ainura SARYBAEVAyüzde ödem neden olur sorusu hakkında kapsamlı bilgi verdi.

Yüz Ödemi Nedir?

Yüz dokularının hücreler arası alanlarında normalden fazla sıvı birikmesi sonucunda yüzün belirli bölgelerinin veya tamamının şişkin görünmesidir. Özellikle göz çevresi ve göz kapaklarında ödem daha kolay fark edilir çünkü bu bölgelerdeki deri ince, deri altındaki bağ dokusu ise sıvı birikimine elverişlidir. Ödem her zaman bir hastalık anlamına gelmez. Uyku düzensizliği, fazla tuz tüketimi, uzun süre ağlama, sıcak hava, hormonal dalgalanmalar veya geçici sıvı tutulumu nedeniyle kısa süreli şişkinlik oluşabilir. Buna karşılık tekrarlayan, giderek artan veya uzun süre devam eden ödemin altında yatan nedenin belirlenmesi önemlidir. Şişliğin tek taraflı veya çift taraflı olması, ne kadar sürede geliştiği, ağrı ve kızarıklık bulunup bulunmadığı, günün hangi saatinde arttığı ve vücudun başka bölgelerinde ödem olup olmadığı değerlendirmede önemli ipuçları sağlayabilir.

İlgili İçerik: Ödem nedir?

Yüz Ödemi Nasıl Atılır?

Geçici sıvı tutulmasına bağlı hafif şişkinlikte öncelikle ödemi tetikleyebilecek yaşam tarzı faktörlerinin düzenlenmesi gerekir. Tuz tüketiminin azaltılması bunların başında gelir. Sodyum miktarının yüksek olması böbreklerin su tutma eğilimini artırabileceğinden özellikle işlenmiş ve paketlenmiş gıdaların sınırlandırılması yararlı olabilir. Yeterli miktarda sıvı alınması da normal böbrek fonksiyonlarının ve sıvı-elektrolit dengesinin sürdürülmesine yardımcı olur. Bununla birlikte çok fazla su içmenin ödemi mutlaka daha hızlı ortadan kaldıracağı düşünülmemelidir. Günlük sıvı gereksinimi kişinin vücut ağırlığına, hava sıcaklığına, fiziksel aktivitesine, beslenmesine ve sağlık durumuna göre değişir. Düzenli uyku, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve fiziksel aktivitenin artırılması dolaşımın ve genel sıvı dengesinin desteklenmesine yardımcı olabilir. Sabahları belirginleşen hafif şişkinliklerde başın uyku sırasında bir miktar yükseltilmesi bazı kişilerde sıvının yüz bölgesinde birikmesini azaltabilir. Soğuk uygulama damarların geçici olarak daralmasına yardımcı olduğundan özellikle göz çevresindeki hafif şişkinliğin görünümünü azaltabilir. Soğuk materyalin doğrudan cilt üzerine uzun süre uygulanması yerine temiz bir bez aracılığıyla kısa süreli uygulamalar tercih edilmelidir.

İlgili İçerik: Ödem atıcı besinler

Yüzdeki Ödem Nasıl Geçer?

Ödemin azalmasını sağlayacak yaklaşım doğrudan altta yatan nedene göre belirlenir. Basit sıvı tutulumu söz konusu olduğunda birkaç yaşam tarzı değişikliği yeterli olabilirken, alerjik reaksiyon, enfeksiyon veya sistemik bir hastalığa bağlı şişlikte nedene yönelik tıbbi tedavi gerekebilir. Beslenmede sodyum miktarının kontrol edilmesi önemli bir başlangıçtır. Günlük tuz tüketiminin büyük bölümü yalnızca yemeklere eklenen sofra tuzundan değil; ekmek, peynir, salamura ürünler, hazır çorbalar, işlenmiş et ürünleri, atıştırmalıklar ve çeşitli soslardan gelebilir. Potasyum içeren sebze ve meyvelerin yeterli ve dengeli beslenmenin bir parçası olması sıvı-elektrolit dengesinin korunmasına katkıda bulunabilir. Ancak böbrek hastalığı bulunan kişilerde potasyum tüketiminin bilinçsiz biçimde artırılması uygun değildir. Alerji ile ilişkili şişliklerde tetikleyici faktörden uzaklaşılması önem taşır. İlaç kullanılması gerekiyorsa kişinin kendi kendine tedavi başlatması yerine sağlık profesyonelinin değerlendirmesi tercih edilmelidir.

Yüzdeki Ödeme Ne İyi Gelir?

Hafif ve geçici şişkinliklerde dengeli sıvı tüketimi, düşük sodyumlu beslenme, kaliteli uyku ve düzenli fiziksel aktivite en temel yaklaşımlar arasındadır. Kısa süreli soğuk uygulamalar özellikle travma veya estetik işlem sonrasında meydana gelen yüzeysel şişkinliğin azaltılmasında yardımcı olabilir. Taze sebze ve meyvelerden, yeterli proteinden, kompleks karbonhidratlardan ve sağlıklı yağ kaynaklarından oluşan dengeli bir beslenme modeli vücudun normal sıvı-elektrolit dengesinin korunmasına destek verir. Buna karşılık çok yüksek miktarda işlenmiş gıda, tuz, rafine karbonhidrat ve alkol tüketimi bazı kişilerde geçici sıvı tutulmasını belirginleştirebilir. Bitkisel çayların veya “ödem söktürücü” olarak pazarlanan çeşitli ürünlerin kontrolsüz tüketilmesi önerilmez. İdrar miktarının artması, yüz dokusundaki şişliğin nedenini ortadan kaldırdığı anlamına gelmez. Aşırı sıvı ve elektrolit kaybı özellikle bazı kronik hastalıklarda veya ilaç kullanan kişilerde sağlık sorunlarına yol açabilir.

Yüz Dolgusu Sonrası Ödem Nasıl Geçer?

Dolgu enjeksiyonlarından sonra enjeksiyon bölgesinde hafif veya orta dereceli şişlik, hassasiyet, kızarıklık ve morarma görülebilir. İğne veya kanülün dokuda oluşturduğu mekanik travma, lokal inflamatuvar yanıt ve kullanılan dolgu materyalinin özellikleri erken dönemde gelişen şişliğin temel nedenleri arasındadır. İlk dönemde uygulamayı gerçekleştiren sağlık profesyonelinin önerilerine uyulması önem taşır. Uygun kişilerde, cilt ile soğuk materyal arasına temiz bir bez yerleştirilerek kısa süreli soğuk uygulama yapılması şişlik ve rahatsızlık hissini azaltabilir.
İşlem yapılan bölgeye gereksiz basınç uygulanmaması, yoğun masaj yapılmaması ve bölgenin sürekli elle kontrol edilmemesi gerekir. Bazı dolgu tekniklerinde sağlık profesyoneli özel bir masaj önerebilir; ancak böyle bir öneri bulunmadığında kişinin kendi kendine güçlü masaj uygulaması doğru değildir. Şişlik çoğu vakada erken dönemde ortaya çıkar ve zaman içinde azalır. Bununla birlikte sürenin kullanılan materyale, uygulanan bölgeye, enjeksiyon miktarına, tekniğe ve kişinin dokusal özelliklerine göre değişebileceği unutulmamalıdır. Dolgu işleminden sonra giderek artan veya beklenmeyen şiddette ağrı, ciltte beyazlaşma, gri ya da mavimsi renk değişikliği, görmede bulanıklık veya görme kaybı gibi belirtiler normal ödem olarak değerlendirilmemelidir. Bu belirtiler dolaşım bozukluğu gibi nadir fakat ciddi komplikasyonların işareti olabileceğinden acil tıbbi değerlendirme gerekir. Günler sonra başlayan belirgin kızarıklık, sıcaklık artışı, ağrı, akıntı veya ateş gelişmesi de enfeksiyon açısından değerlendirilmelidir. Haftalar veya aylar sonra ortaya çıkan sertlik, nodül ya da tekrarlayan şişlikler de sağlık profesyoneli tarafından incelenmelidir.

Yüzdeki Ödemi Ne Atar?

Tek bir besin, içecek veya uygulamanın her tür yüz ödemini ortadan kaldırması mümkün değildir. Sıvı birikiminin nedeni belirlendikten sonra buna uygun yaklaşım uygulanması en etkili yöntemdir. Tuz tüketimine bağlı geçici ödemde sodyumun azaltılması ve normal sıvı tüketiminin sürdürülmesi etkili olabilir. Uyku düzenine bağlı sabah şişkinliğinde kaliteli uyku ve baş pozisyonunun düzenlenmesi yardımcı olabilir. Alerjik şişlikte alerjenin belirlenmesi ve uygun tıbbi tedavinin uygulanması gerekir. Enfeksiyona bağlı ödemde ise enfeksiyonun niteliğine göre farklı tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Hekim önerisi olmadan idrar söktürücü ilaç kullanılması doğru değildir. Diüretikler vücudun su ve elektrolit dengesini önemli ölçüde değiştirebilir ve her ödem türünde etkili değildir. Özellikle yalnızca kozmetik amaçla yüzdeki hafif şişkinliği gidermek için bu tür ilaçların kullanılması risk oluşturabilir.

Yüzdeki Şişlik ve Ödem Nasıl Geçer?

Ani olmayan, hafif ve başka bir hastalık belirtisinin eşlik etmediği şişliklerde yaşam tarzı düzenlemeleri öncelikli olabilir. Tuzun azaltılması, yeterli uyku, uygun miktarda sıvı tüketimi, alkolün sınırlandırılması ve düzenli hareket edilmesi bu süreci destekleyebilir. Şişliğin nedeninin inflamasyon veya travma olması durumunda ilk dönemde kontrollü soğuk uygulama rahatlama sağlayabilir. Cilde buzun doğrudan temas ettirilmemesi ve uzun süre kesintisiz soğuk uygulanmaması önemlidir. Tek taraflı ve ağrılı şişliklerde ise diş enfeksiyonu, sinüs problemi, tükürük bezi hastalıkları veya cilt-yumuşak doku enfeksiyonları gibi lokal nedenler değerlendirilmelidir. Kızarıklık, sıcaklık artışı, ateş, yoğun hassasiyet veya genel durumda bozulma bulunması enfeksiyon olasılığını artırabilir.

Sabahları Yüz Neden Daha Şiş Görünebilir?

Gece boyunca uzun süre yatay pozisyonda kalınması vücut sıvılarının dağılımını değiştirebilir. Gün içerisinde yer çekimi nedeniyle alt ekstremitelere doğru hareket edebilen sıvının bir bölümü gece saatlerinde yüz bölgesinde daha belirgin hale gelebilir. Akşam saatlerinde fazla tuz tüketilmesi, alkol kullanılması, yetersiz veya kalitesiz uyku ve bazı alerjik durumlar sabah şişkinliğini artırabilir. Göz çevresindeki deri altı dokusunun yapısı nedeniyle küçük miktarlardaki sıvı değişiklikleri bile bu bölgede kolayca fark edilebilir. Sabah oluşan şişkinliğin birkaç saat içerisinde azalması genellikle geçici sıvı dağılımı ile uyumludur. Her sabah çok belirgin ödem oluşması veya şişliğin gün boyunca devam etmesi ise değerlendirilmesi gereken başka bir durumun göstergesi olabilir.

Yüz Ödeminde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Sodyum miktarı kontrollü ve besin çeşitliliği yüksek bir beslenme düzeni tercih edilmelidir. Paketli ve yoğun işlenmiş ürünlerin tüketiminin azaltılması yalnızca sofra tuzunu kısmaktan daha etkili olabilir. Yeterli protein tüketimi de önemlidir. Kandaki bazı proteinlerin ciddi şekilde azalması damar içerisindeki sıvının dokulara geçmesini kolaylaştırabilir ve ödem oluşmasına katkıda bulunabilir. Bununla birlikte protein eksikliğine bağlı ödem, yalnızca günlük beslenmede birkaç değişiklik yapılarak geçiştirilecek bir durum değildir ve altta yatan neden açısından değerlendirme gerektirir. Gün içerisinde normal miktarda su tüketilmeli, aşırıya kaçılmamalıdır. Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması önerilmiş kişilerin genel su tüketimi tavsiyeleri yerine kendi sağlık profesyonellerinin belirlediği sınırlar içinde hareket etmesi gerekir.

Yüz Ödeminde Masaj Faydalı Olur Mu?

Hafif masaj bazı kişilerde geçici rahatlama sağlayabilse de her yüz şişliği için uygun değildir. Lenfatik dolaşımla ilişkili özel durumlarda manuel lenfatik drenaj gibi teknikler eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından uygulanabilir. Enfeksiyon, akut inflamasyon, travma, nedeni bilinmeyen tek taraflı şişlik veya yeni yapılmış estetik uygulamalar söz konusu olduğunda kontrolsüz masajdan kaçınılmalıdır. Özellikle dolgu işleminden hemen sonra uygulama bölgesine kuvvetli şekilde bastırılması veya masaj yapılması yalnızca işlemi gerçekleştiren sağlık profesyoneli tarafından önerilmişse uygulanmalıdır.

Yüz Ödemi Ne Kadar Sürede Geçer?

Süre tamamen nedene bağlıdır. Tuzlu beslenme, uyku pozisyonu veya geçici sıvı tutulmasıyla ilişkili hafif şişkinlik aynı gün içerisinde azalabilir. Travma veya estetik uygulamalardan kaynaklanan ödem birkaç gün sürebilir. Alerjik, enfeksiyöz veya sistemik hastalıklara bağlı şişliklerde ise süre altta yatan hastalığın seyri ve uygulanan tedaviye göre değişir. Giderek artan veya günler boyunca belirgin şekilde devam eden şişkinliği yalnızca “ödem” olarak kabul edip evde tedavi etmeye çalışmak doğru değildir. Özellikle nedeni bilinmeyen yeni başlayan yüz şişliklerinde klinik değerlendirme gerekebilir.

Yüzde Ödem İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Tekrarlayan, giderek artan, uzun süren veya belirgin şekilde tek taraflı olan yüz şişkinliklerinde tıbbi değerlendirme yapılması gerekir. Ateş, kızarıklık, yoğun ağrı, ciltte sıcaklık artışı, diş ağrısı, göz çevresinde ciddi şişlik veya genel durumda bozulma bulunması da değerlendirme gerektiren belirtilerdir. Dudak, dil veya boğazda aniden gelişen şişlik; nefes almada güçlük, hırıltılı solunum, ses değişikliği, yutma güçlüğü, baygınlık hissi veya hızlı ilerleyen yaygın alerjik belirtilerle birlikteyse acil yardım alınmalıdır. Solunum yollarını etkileyen ödem kısa sürede ciddi hale gelebilir.
Dolgu uygulamasından sonra olağandışı şiddette ağrı, cildin soluk, beyaz, gri veya mavimsi görünmesi, görmede değişiklik, ani nörolojik belirtiler veya hızla kötüleşen şikâyetler de rutin işlem sonrası şişlik olarak değerlendirilmemelidir.

Yüz Ödemini Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilebilir?

Düzenli uyku alışkanlığı oluşturmak, günlük tuz tüketimini kontrol altında tutmak, yoğun işlenmiş gıdaları sınırlandırmak ve yeterli fiziksel aktivite yapmak geçici sıvı tutulması eğiliminin azaltılmasına yardımcı olabilir. Alerjisi bulunan kişilerin bilinen tetikleyicilerden mümkün olduğunca kaçınması önemlidir. Tekrarlayan yüz veya dudak şişmesi yaşayan kişiler ise her atağı yalnızca beslenme veya uykuyla ilişkilendirmek yerine nedenin belirlenmesi için değerlendirilmelidir. Estetik enjeksiyonlarda işlemin tıbbi bir uygulama olduğu unutulmamalıdır. Uygulama sonrasındaki normal şişlik ile komplikasyon belirtilerinin birbirinden ayrılması özellikle önem taşır. Yüz ödemi, çoğu zaman geçici yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanabilse de alerjik reaksiyonlardan enfeksiyonlara ve sistemik hastalıklara kadar geniş bir neden grubuyla ilişkili olabilir. Hafif ve kısa süreli şişkinliklerde tuzun azaltılması, yeterli uyku, dengeli sıvı tüketimi ve kontrollü soğuk uygulama yardımcı olabilir. Tekrarlayan, uzun süren, ağrılı veya başka belirtilerle birlikte gelişen ödemde ise yalnızca şişliği azaltmaya çalışmak yerine altta yatan nedenin belirlenmesi temel yaklaşım olmalıdır.

Yüz Ödemi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yüz Ödemi Gün İçinde Kendiliğinden Azalır Mı?

Geçici sıvı tutulmasına bağlı hafif şişlikler gün içinde azalabilir. Özellikle sabah saatlerinde belirgin olan göz çevresi ve yüz şişkinliği, hareketin artması ve vücuttaki sıvının yeniden dağılım göstermesiyle daha az fark edilir hale gelebilir. Şişliğin sürekli devam etmesi veya giderek artması durumunda altta yatan nedenin araştırılması gerekir.

Yüz Ödemi İçin Soğuk Uygulama Ne Kadar Yapılmalıdır?

Kısa süreli ve aralıklı soğuk uygulama tercih edilmelidir. Soğuk materyalin doğrudan cilde temas ettirilmemesi, ince ve temiz bir bezle sarılarak uygulanması cildin zarar görme riskini azaltır. Uzun süre kesintisiz uygulama yapmak yerine cildin dinlenmesine izin veren kısa aralıklar daha uygundur.

Çok Su İçmek Yüzdeki Ödemi Azaltır Mı?

Normal sıvı ihtiyacının karşılanması vücudun sıvı-elektrolit dengesini destekler ancak gereğinden fazla su tüketmek ödemi daha hızlı ortadan kaldırmaz. Aşırı sıvı alımı bazı sağlık sorunlarında olumsuz sonuçlara yol açabilir. Özellikle kalp veya böbrek hastalığı bulunan kişilerin günlük sıvı miktarını sağlık profesyonelinin önerisine göre belirlemesi gerekir.

Tuz Tüketimi Yüzde Şişkinlik Yapar Mı?

Yüksek sodyum tüketimi vücudun daha fazla sıvı tutmasına neden olabilir ve bu durum yüz ile göz çevresinde şişkinliği artırabilir. İşlenmiş et ürünleri, hazır soslar, paketli atıştırmalıklar, salamura ürünler ve bazı hazır yemekler yüksek miktarda sodyum içerebilir. Tuz tüketiminin dengelenmesi geçici sıvı tutulmasının azalmasına yardımcı olabilir.

Yüz Ödemi Alerjiden Kaynaklanabilir Mi?

Alerjik reaksiyonlar yüz, dudak ve göz kapaklarında hızlı gelişen şişliğe neden olabilir. Hafif reaksiyonlarda kaşıntı, kızarıklık veya gözlerde sulanma görülebilir. Dil ve boğazda şişlik, nefes almada güçlük, ses değişikliği veya yutma problemi gelişmesi ise acil tıbbi müdahale gerektirebilir.

Yüz Ödemi Böbreklerle İlgili Olabilir Mi?

Bazı böbrek hastalıklarında vücudun sıvı ve sodyum dengesinin bozulması nedeniyle ödem gelişebilir. Özellikle göz çevresinde sabahları belirginleşen şişlik bazı böbrek problemleriyle ilişkili olabilir. Bacak ve ayak bileklerinde de şişlik bulunması, idrar miktarında veya görünümünde değişiklik olması gibi ek belirtilerde tıbbi değerlendirme önemlidir.

Yüz Dolgusu Sonrası Şişlik Kaç Gün Sürebilir?

Hafif şişlik çoğunlukla işlemin ardından ilk günlerde daha belirgin olabilir ve zaman içerisinde azalır. Süre; uygulama yapılan bölgeye, kullanılan dolgu miktarına, enjeksiyon tekniğine ve kişinin doku özelliklerine göre değişebilir. Şişliğin giderek artması, şiddetli ağrı veya belirgin renk değişikliğinin eşlik etmesi normal iyileşme sürecinden farklı değerlendirilmelidir.

Yüz Dolgusu Sonrası Ödeme Masaj Yapılır Mı?

Masaj yalnızca uygulamayı gerçekleştiren sağlık profesyoneli tarafından özellikle önerilmişse yapılmalıdır. Dolgu yapılan bölgeye kontrolsüz ve güçlü şekilde baskı uygulanması uygun değildir. Dolgunun türüne ve uygulama tekniğine göre işlem sonrası öneriler farklılık gösterebildiğinden kişiye özel talimatlar esas alınmalıdır.

Yüzde Tek Taraflı Ödem Neden Olabilir?

Tek taraflı şişlik; diş ve diş eti enfeksiyonları, sinüzit, tükürük bezi problemleri, travma veya cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları gibi lokal nedenlerden kaynaklanabilir. Ağrı, kızarıklık, sıcaklık artışı, ateş veya çiğneme sırasında rahatsızlık bulunması durumunda muayene gerekebilir.

Yüz Ödeminde Hangi Belirtiler Tehlikelidir?

Nefes almada veya yutmada güçlük, dil ve boğazda hızla gelişen şişlik, bayılma hissi, şiddetli ağrı, yüksek ateş ve hızla ilerleyen yüz şişliği acil değerlendirme gerektirebilir. Dolgu sonrasında ciltte belirgin beyazlaşma, gri-mavi renk değişimi veya görme bozukluğu gelişmesi de gecikmeden tıbbi yardım alınması gereken belirtiler arasındadır.

Yayın tarihi: 17.Ağustos.2026

"Bu içeriğin geliştirilmesinde Aktıp Hastanesi uzman hekimleri katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz."

Editör:

Mirlan Karabukaev

Mail:

info@aktip.com.tr

Online Randevu Oluştur