Aramak İstediğiniz Kelimeyi Girip, Arama Butonuna Tıklayınız...

Kalp Krizi

Kişiye Özel İlgi AKTIP ta

Kalp Krizi

Kalp Krizi

Kalp krizi nedir? Kalp krizi, tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü, kalbi besleyen koroner arterlerden birinin ani biçimde daralması veya tıkanması sonucunda kalp kasına yeterli oksijenli kan ulaşamamasıyla gelişen acil kardiyolojik tablodur. Kan akımının azalması dakikalar içinde kalp kası hücrelerinde iskemiye, süreç devam ettiğinde hücre hasarına ve doku ölümüne yol açabilir. En sık mekanizma, koroner arter duvarında bulunan aterosklerotik plağın yırtılması ve bu bölgede pıhtı oluşmasıdır. Pıhtı damar lümenini kısmen ya da tamamen kapatarak kalbin ilgili bölgesinin oksijensiz kalmasına neden olur. Kalp krizi belirtileri arasında göğüs ortasında baskı, sıkışma, yanma veya ağırlık hissi, sol kola, omuza, sırta, boyna, çeneye ya da mide bölgesine yayılan ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, baş dönmesi, bayılma hissi, ani halsizlik ve ölüm korkusu yer alabilir. Bazı hastalarda özellikle kadınlarda, yaşlılarda ve diyabet hastalarında tipik göğüs ağrısı belirgin olmayabilir; nefes darlığı, hazımsızlık hissi, çene veya sırt ağrısı, açıklanamayan yorgunluk, soğuk terleme, bulantı ve sersemlik kalp krizinin sessiz belirtileri arasında değerlendirilebilir. Kalp krizi nedenleri arasında koroner arter hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek LDL kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam, kronik stres, ileri yaş, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü ve inflamatuvar hastalıklar bulunur. Koroner damar spazmı, kokain gibi uyarıcı maddeler, ciddi oksijen düşüklüğü ve pıhtılaşma bozuklukları da miyokard hasarına yol açabilir. Kalp krizinde nabız için tek bir sabit değer yoktur; nabız normal aralıkta kalabilir, ağrı ve stres nedeniyle hızlanabilir veya kalbin elektriksel sistemi etkilendiğinde yavaşlayabilir. Nabız değerinden çok ritim bozukluğu, tansiyon düşüklüğü, bilinç değişikliği, soğuk terleme ve nefes darlığı klinik açıdan önemlidir. Troponin, kalp kası hücrelerinde bulunan ve hücre hasarı geliştiğinde kana geçen biyobelirteçtir. Kalp krizinde troponin kaç olur değerlendirmesi kullanılan test kitine, laboratuvarın referans aralığına ve yüksek duyarlıklı troponin yöntemine göre değişir; tanıda tek bir sayıdan çok 99. persentil üst sınırının aşılması, saatler içinde yükselme-düşme dinamiği, hastanın şikâyetleri, EKG bulguları ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilir. Troponin genellikle kalp kası hasarından sonraki birkaç saat içinde yükselmeye başlar, yaklaşık ilk gün içinde zirve yapabilir ve günlerce yüksek kalabilir. Göğüste baskı veya yanma hissi, nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma, çene-kol-sırt ağrısı ya da ani şiddetli halsizlik geliştiğinde acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır; erken müdahale kalp kası kaybını azaltır ve yaşam şansını artırır.

Özel Aktıp Hastanesi Kardiyoloji branşı hekimlerinden Asst. Prof. Murat ERER, kalp krizi hakkında bilgi verdi.

Kalp Krizi Belirtileri

Kalp krizi belirtileri nelerdir? Kalp krizi geçiren bir kişinin hissettiği birincil belirti şiddetli göğüs ağrısıdır. Göğüs kafesi ardında adeta bir ağırlığın çöktüğü ve baskı yapıcı bir ağrıdan söz edilebilir. Bu tür bir ağrı, nefes alıp verme ya da hareket etme ile azalma ya da artış göstermez. Ağrı aynı zamanda çene, sırt, omuz, kol, karın ya da boyuna da yayılabilir. Bazı durumlarda sağ kol uyuşması kalp krizi belirtisi bile olabilir. Bazı durumlarda ise sol el parmak uyuşması kalp krizi ile ilişkilendirilebilmektedir.

Kalp krizi belirtileri ne kadar sürer konusu da merak edilenler arasındadır. Genel olarak kriz ağrısı gerekli müdahale yapmadan geçmez.
Kalp krizi belirtileri arasında mide bulantısı ve kusma, ani soğuk ter basması, baş dönmesi, sıkıntılı genel durum, çabuk yorulma, nefes darlığı ve kalp ritim bozukluğu da yer almaktadır. Kalp krizi belirtisi yaygın bilinenin aksine her zaman şiddetli ve ani göğüs ağrısı şeklinde meydana gelmeyebilir. Bazı insanlar, belirgin şikayetler oluşmadan sessiz ve gizli kalp krizi geçirebilir (özellikle şeker hastalığına sahip olanlar, yaşlı hastalar, kadın hastalar ).

Kalp krizinin belirtileri arasında şunlar sayılabilir:

• Şiddetli ve baskı hissi yaratan göğüs ağrısı
• Aniden nefes almakta güçlük çekme veya hızlı solunum
• Mide bulantısı, kusma veya sindirim sorunları
• Soğuk terleme
• Ağrı yayılması (kol, omuz, boyun, çene, sırt veya karın gibi diğer vücut bölgelerine)
• Baş dönmesi veya bayılma
• Aşırı halsizlik veya bitkinlik
Kalp krizi belirtileri kişiden kişiye değişebilir ve bazen farklı olabilir. Ancak göğüs ağrısı, özellikle diğer belirtilerle birlikte görüldüğünde, hemen tıbbi yardım alınmalıdır.

Kalp Krizinin 7 Sessiz Belirtisi  

Kalp krizinin 7 sessiz belirtisi, kalp krizi belirtilerinin bazılarıdır. Kalp krizi, kalbin oksijen almasını engelleyen bir durumdur. Kalp krizi, genellikle koroner arterlerin tıkanması veya daralması sonucu oluşur. Bu durum, kalp kasına yeterli kan akışı sağlayamaz ve kalp kasının hasar görmesine neden olur. Kalp krizi, hayati tehlike oluşturan bir hastalıktır ve acil müdahale gerektirir.
Kalp krizinin 7 sessiz belirtisi şunlardır:

• Göğüs ağrısı: Şiddetli ve baskı hissi yaratan göğüs ağrısı, en yaygın belirtidir. Genellikle göğüsün ortasında veya sol tarafında hissedilir.
• Nefes darlığı: Aniden nefes almakta güçlük çekme veya hızlı solunum.
• Mide bulantısı ve kusma: Mide bulantısı hissi, kusma veya sindirim sorunları görülebilir.
• Soğuk terleme: Ani ve yoğun soğuk terleme nöbetleri yaşanabilir.
• Ağrı yayılması: Göğüs ağrısı kol, omuz, boyun, çene, sırt veya karın gibi diğer vücut bölgelerine yayılabilir.
• Baş dönmesi ve bayılma: Baş dönmesi, bayılma hissi veya bayılma gerçekleşebilir.
• Halsizlik: Aşırı halsizlik ve bitkinlik hissi.

Bu belirtiler kişiden kişiye değişebilir ve bazen farklı olabilir. Ancak göğüs ağrısı, özellikle diğer belirtilerle birlikte görüldüğünde, hemen tıbbi yardım alınmalıdır.

Kalp Krizi Nasıl Oluşur?

Kalp krizi nasıl oluşur? Kalp krizinin altında yatan temel neden damar duvarına biriken kolesterole bağlı oluşan plakların yırtılmasına bağlı oluşan pıhtıdır.  Bu durum sonucunda damar tıkanarak kalp kasının kan ihtiyacı karşılanamamaktadır.  Kalp kası hücreleri ölmeye başlayarak tıkalı bölgede kalp kası fonksiyonunu kaybetmektedir. Her geçen saniye kaybedilen kalp kası hücresi demektedir. Dolayısıyla kalp krizine erken müdahale hayati öneme sahiptir.

Kalp Krizi Nedenleri

Kalp krizi neden olur? Kalp krizi nedenleri içinde en önemli nokta, kolesterol plaklarının arter duvarına birikmesi (ateroskleroz) dir. Bu durum sonucunda damar duvarlarında sertleşme meydana gelecek ve arter iç kanalı daralacaktır. Daralan damarlar vücuda yeterince kan akışı sağlayamazsa, kalp kasına yeterli oranda oksijenli kan gidemez. "Kalp krizi neden olur" sorusuna verilecek diğer yanıtlar arasında sağlıksız beslenme, aşırı stres, genetik yatkınlık ya da sigara öncelikli nedenler olarak sayılabilir.

Pek çok insanlar koroner damarlara yağ ya da plak birikimi yıllar boyunca sessiz şekilde devam eder. Üst üste eklenen faktörler zamanla damarların tıkanmasına neden olurken, özellikle sigara kullanımı bu konuda hızlandırıcı etki olarak rol oynar. Sigara kullanan kadın ve erkek fark etmeksizin kalp krizi riski 3 kat daha fazladır.

Kalp krizinin diğer bir nedeni de kötü kolesterol olarak tanımlanan LDL oranının yüksek olmasıdır. Bu tür kolesterolü en alt seviyede tutmak için işlenmiş et (salam, sucuk, sosis), kırmızı et, midye, kalamar, kızartma, sakatat, krema, mayonez, tam yağlı ürünler ve tereyağı gibi gıdalardan uzak durulması gerekir.

Şeker hastalığına sahip olmak da kalp krizi riskini artırabilir. Yapılan araştırmalara göre, şeker hastalığı bulunan kişilerin daha sık kalp krizine yakalandıklarını ortaya koymaktadır. Şeker hastalığı, damar duvarlarındaki esnekliği yok eder, kandaki pıhtılaşma seviyesini artırır ve damar iç yüzeyindeki hücrelerin daha kolay hasar almasına neden olur. Bunların yanı sıra fiziksel aktivite azlığı ve sağlıksız beslenme gibi durumlar da eklenince kalp krizi riski ortaya çıkar.

Kalp krizi nedenleri arasında şunlar bulunabilir:

• Ateroskleroz: Arter duvarlarında kolesterol ve diğer maddelerin birikmesiyle arterlerin daralmasına ve sertleşmesine yol açan bir süreçtir.
• Yaşam tarzı faktörleri: Sigara içmek, alkol kullanmak, obezite, stres, yetersiz egzersiz gibi faktörler kalp krizi riskini artırır.
• Genetik faktörler: Ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunması veya ilerleyen yaşta kalp hastalığı gelişmesi kalp krizi riskini artırabilir.
• Hormonal faktörler: Hamilelik, menopoz gibi dönemlerde hormon seviyelerindeki değişimler kalp kasının gevşemesine ve kan basıncının düşmesine neden olabilir.
• Kan basıncı ve kan şekeri seviyelerindeki değişimler: Kan basıncının yüksek veya düşük olması veya kan şekeri seviyesinin normalden yüksek olması kalbin çalışmasını zorlaştırabilir.
• Yüksek tansiyon (hipertansiyon),
• Obezite,
• Fiziksel aktivite azlığı,
• Doğuştan getirilen kalp hastalıkları,
• Yaş (kadınlarda >55, erkeklerde >45).

Kalp Krizinde Troponin Kaç Olur?

Kalp krizinde troponin kaç olur, bu sorunun cevabını merak eden birçok kişi vardır. Troponin, kalp kasına özgü bir protein olup, kalp krizi gibi durumlarda kana karışır ve kalp kasının hasar gördüğünü gösterir. Bu yüzden troponin testi, kalp krizi teşhisi için en önemli testtir.
Troponin testi sonuçları, kalp kasının hasar derecesini ve kalp krizinin boyutunu belirlemek için kullanılır. Ayrıca, kalp krizinden sonra, tedavi sürecinde hastanın durumunu takip etmek ve tedavinin etkisini ölçmek için de kullanılır.

Troponin testi başvuran hastada kalp krizinden şüphelendiği zaman istenir. Genellikle hasta göğüs ağrısı şikayeti ile acil servise başvurduğunda yapılır ve negatif çıkarsa 6 saat sonra tekrar edilir. Göğüs ağrısı başladıktan 12 saat sonra troponin seviyeleri hala düşükse, kalp krizi pek olası değildir. Bununla birlikte bu testle birlikte EKG gibi tanıyı destekleyici başka tetkiklere de gereksinim vardır.
Peki troponin kaç olursa tehlikeli? Eğer kandaki troponin seviyeleri 0.06 ng/mL’nin üzerine çıkmışsa kalp kasında hasar ve kalp krizi gelişebilir. Bu sebeple troponin değerinin bu seviyenin üzerini görmesinin tehlikeli olduğu söylenebilir.

Troponin normal değeri bir sağlık sorunu bulunmayan hastalarda belirlenebilecek seviye altındadır. Bu yüzden yapılan testte bir sonuç alınmayabilir. Göğüs ağrısı ya da kalp şikayetlerinde ağrı ortaya çıktıktan sonra 12 saat içinde gerçekleştirilen testte normal değerler belirlenirse göğüs ağrılarının alt nedeninin kalp krizi olma olasılığı düşüktür.

Kalbinde herhangi bir problem olmayan bir kişinin troponin seviyesi son derece düşük olup laboratuvar ortamında bu değer tespit edilememektedir. 0.06 ng/mL’den yüksek olan troponin, doku ölümüne veya kalp krizine neden olmaktadır. Kalbinde herhangi bir problem olmayan bir kişinin troponin seviyesi son derece düşük olup laboratuvar ortamında bu değer tespit edilememektedir. 0.06 ng/mL’den yüksek olan troponin, doku ölümüne veya kalp krizine neden olmaktadır.

Kalbinde herhangi bir problem olmayan bir kişinin troponin seviyesi son derece düşük olup laboratuvar ortamında bu değer tespit edilememektedir. 0.06 ng/mL’den yüksek olan troponin, doku ölümüne veya kalp krizine neden olmaktadır.

Kalp Krizinde Nabız Kaç Olur?

Kalp krizinde nabız kaç olur? Nabız, kalbin dakikada kaç defa kan pompaladığını gösterir. Kalp krizi, kalbin oksijen almasını engelleyen bir durumdur. Kalp krizi sırasında kalp kası aşırı çalışır ve nabzı hızlı ve düzensiz yapar.

Kalp krizinde nabız kaç olur sorusunun kesin bir cevabı yoktur. Çünkü nabız, kişinin yaşına, sağlık durumuna, egzersiz yapma alışkanlığına, stres seviyesine ve diğer faktörlere göre değişebilir. Ancak genel olarak şu bilgiler verilebilir:

• Kalp krizi erken evrelerinde (0-30 dakika), nabzı dakikada 100’ün üzerinde olabilir. Bu durumda nabz hızlı ve düzensizdir.
• Kalp krizi ilerleyen evrelerinde (30-120 dakika), nabz yavaşlayabilir ve düzensiz hale gelebilir1. Bu durumda nabz 60 ila 100 arasında değişebilir.
• Kalp krizi son evrelerinde (120 dakika ve sonrası), nabz çok düşük veya çok yüksek olabilir1. Bu durumda nabz 60 ila 100 arasında değişebilir.

Kalp krizinde nabız kaç olur sorusunun cevabını öğrenmek için doktorunuza danışmanız gerekir. Doktorunuz size uygun bir test yaparak kalbinizin durumunu değerlendirebilir. Ayrıca kalp krizi belirtileri olan göğüs ağrısı, nefes darlığı, mide bulantısı, soğuk terleme, baş dönmesi gibi şikayetleriniz varsa acil servise başvurmanız gerekir.

Kalp Krizi Tedavisi

Kalp krizi tedavisi için genellikle ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi uygulanır. İlaç tedavisinde aspirin gibi antiplatelet ilaçlar (kan pıhtısını önleyen ilaçlar), beta blokerler (kalbin atış hızını azaltan ilaçlar), nitratlar (kan basıncını düzenleyen ilaçlar) gibi ilaçlar kullanılır. Cerrahi tedavide ise koroner arterleri açmak (angioplasti) veya yerine yeni damarlar yerleştirmek (stent) gibi yöntemler uygulanabilir.

Kalp krizi önlemek için sağlıklı yaşam tarzına dikkat etmek önemlidir. Bunun için şu tavsiyelere uyulabilir:

• Sigara içmemek veya bırakmak
• Alkol tüketimini azaltmak veya bırakmak
• Düzenli egzersiz yapmak
• Sağlıklı beslenmek (yağlı ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak)
• Stresten uzak durmak
• Düzenli kontroller yaptırmak

Kalp krizi ciddi bir hastalık olduğu için ihmal edilmemelidir. Eğer belirtiler fark edilirse vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır.

Kalp Krizi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kalp krizi nedir?

Kalp krizi, tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü, kalbi besleyen koroner arterlerde kan akımının ciddi biçimde azalması veya tamamen kesilmesi sonucunda kalp kası hücrelerinin oksijensiz kalmasıyla gelişen acil bir kardiyolojik tablodur. Oksijen yetersizliği dakikalar içinde hücresel enerji üretimini bozar, kalp kasında iskemiye yol açar ve müdahale gecikirse geri dönüşsüz doku hasarı oluşabilir. Kalp krizi yalnızca şiddetli göğüs ağrısından ibaret değildir; bazı hastalarda belirti hafif, atipik veya sinsi seyredebilir. Erken tanı ve damar açıklığının yeniden sağlanması kalp kası kaybını azaltır, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği gibi komplikasyonların riskini düşürür.

Kalp krizi belirtileri nelerdir?

En tipik belirti göğüs ortasında baskı, sıkışma, yanma, ağırlık veya ezilme hissidir. Bu ağrı sol kola, her iki kola, omuza, sırta, boyna, çeneye ya da mide üst bölgesine yayılabilir. Nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, baş dönmesi, bayılma hissi, çarpıntı, ani halsizlik ve yoğun kaygı tabloya eşlik edebilir. Belirtiler istirahatle geçmeyebilir ve dakikalar içinde şiddetlenebilir. Kadınlarda, yaşlılarda ve diyabet hastalarında göğüs ağrısı daha belirsiz olabilir; nefes darlığı, mide rahatsızlığı, sırt ağrısı veya açıklanamayan yorgunluk ön planda görülebilir.

Kalp krizi nasıl oluşur?

En sık mekanizma aterosklerozdur. Koroner arter duvarında yıllar içinde kolesterol, yağ, inflamatuvar hücreler ve bağ dokusundan oluşan plaklar gelişir. Bu plaklardan biri yırtıldığında damar içinde pıhtılaşma sistemi aktive olur ve pıhtı damar boşluğunu daraltır veya tamamen tıkar. Kan akımı azaldığında kalp kası yeterli oksijen alamaz. Bu süreç uzarsa miyokard hücreleri hasarlanır ve kana troponin gibi kalp kasına özgü proteinler salınır. Daha nadir olarak koroner arter spazmı, pıhtılaşma bozuklukları, ciddi kansızlık, oksijen düşüklüğü veya uyarıcı madde kullanımı da kalp kası hasarına neden olabilir.

Kalp krizi neden olur?

Başlıca neden koroner arter hastalığıdır. Yüksek LDL kolesterol, hipertansiyon, diyabet, sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, kronik stres ve ileri yaş damar duvarında plak gelişimini hızlandırır. Ailede erken yaşta kalp hastalığı bulunması genetik yatkınlığı artırır. Böbrek hastalığı, uyku apnesi, inflamatuvar romatizmal hastalıklar ve metabolik sendrom da riski yükseltebilir. Sigara damar iç yüzeyini hasara uğratır, pıhtılaşmayı artırır ve oksijen taşınmasını olumsuz etkiler. Diyabet ise damar sertliğini hızlandırarak hem büyük damarları hem de küçük damar dolaşımını etkileyebilir.

Kalp krizinin sessiz belirtileri nelerdir?

Sessiz veya atipik belirtiler göğüs ağrısı kadar belirgin olmayabilir. Açıklanamayan yorgunluk, hafif nefes darlığı, mide yanması veya hazımsızlık hissi, çene-boyun-sırt ağrısı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi ve göğüste belirsiz rahatsızlık hissi kalp kriziyle ilişkili olabilir. Diyabet hastalarında sinir hasarı nedeniyle ağrı algısı azalabilir; bu nedenle kalp krizi daha silik belirtilerle ortaya çıkabilir. Kadınlarda ve ileri yaştaki kişilerde tipik göğüs ağrısı olmadan halsizlik, nefes darlığı veya mide şikâyetleri öne çıkabilir. Bu belirtiler ani başladıysa, tekrarlıyorsa veya eforla artıyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.

Kalp krizinde nabız nasıl değişir?

Kalp krizinde nabız için tek bir sabit değer yoktur. Ağrı, stres, oksijen yetersizliği ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu nabzı hızlandırabilir. Kalbin elektriksel iletim sistemi etkilenirse nabız yavaşlayabilir veya düzensizleşebilir. Bazı hastalarda nabız normal sınırlarda kalırken, bazı hastalarda taşikardi, bradikardi ya da ritim bozukluğu gelişebilir. Klinik değerlendirmede nabız sayısından çok ritmin düzenli olup olmadığı, tansiyon, bilinç durumu, oksijen satürasyonu, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve EKG bulguları önemlidir. Bayılma, soğuk terleme, ciddi halsizlik veya düzensiz nabız acil değerlendirme gerektirir.

Kalp krizinde troponin değeri nasıl değerlendirilir?

Troponin, kalp kası hücrelerinde bulunan ve hücre hasarı geliştiğinde kana geçen bir proteindir. Kalp krizi tanısında yüksek duyarlıklı troponin testleri önemli rol oynar; ancak tek bir sayı her hasta için aynı anlama gelmez. Değerin yorumlanması kullanılan test yöntemine, laboratuvar referans aralığına, hastanın klinik durumuna ve zaman içindeki değişime bağlıdır. Tanıda çoğu zaman troponinin referans üst sınırını aşması ve seri ölçümlerde yükselme ya da düşme göstermesi dikkate alınır. Böbrek hastalığı, kalp yetmezliği, miyokardit, ritim bozuklukları ve ağır sistemik hastalıklar da troponin yüksekliğine yol açabilir. Bu nedenle troponin sonucu EKG ve klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.

Kalp krizi ile panik atak nasıl ayırt edilir?

Her iki durumda da göğüste sıkışma, çarpıntı, nefes darlığı, terleme ve yoğun korku görülebilir. Panik atakta belirtiler çoğu zaman hızlı başlar, yoğun kaygı hissiyle seyreder ve kısa sürede dalgalanabilir. Kalp krizinde göğüs ağrısı baskı veya ağırlık tarzında olabilir, kola, çeneye, sırta ya da mide bölgesine yayılabilir ve fiziksel eforla artabilir. Ancak belirtiler yalnızca hislere bakılarak güvenli biçimde ayırt edilemez. Kalp hastalığı riski olan kişilerde, ilk kez yaşanan göğüs ağrısında, nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma hissi veya yayılan ağrı varlığında acil değerlendirme gerekir.

Kalp krizi şüphesinde ne yapılmalıdır?

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma hissi, çene-kol-sırt ağrısı veya ani belirgin halsizlik geliştiğinde acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır. Kişi kendi aracıyla hastaneye gitmeye çalışmamalı, mümkünse hareket etmeden oturur pozisyonda beklemelidir. Bilinç kaybı, solunumun durması veya normal olmayan solunum varsa temel yaşam desteği bilen kişiler tarafından müdahale edilmelidir. Acil ekip yönlendirmesi olmadan rastgele ilaç kullanılmamalıdır. Erken müdahale, tıkalı damarın yeniden açılmasını sağlayan tedavilerin zamanında uygulanmasına imkân verir ve kalp kası hasarını azaltır.

Kalp krizi riskini azaltmak için nelere dikkat edilmelidir?

Riskin azaltılması damar sağlığını koruyan uzun süreli önlemlerle mümkündür. Sigaranın bırakılması, kan basıncının kontrol altında tutulması, LDL kolesterolün hedef değerlere indirilmesi, diyabet yönetimi, düzenli fiziksel aktivite, Akdeniz tipi beslenme, kilo kontrolü ve yeterli uyku temel koruyucu yaklaşımlardır. Tuz, trans yağ, işlenmiş gıda ve aşırı şeker tüketiminin azaltılması damar sertliği riskini düşürmeye yardımcı olur. Aile öyküsü, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliği olan kişiler düzenli kardiyolojik değerlendirme yaptırmalıdır. Reçete edilen ilaçların düzenli kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması ikincil korunmada kritik öneme sahiptir.

Yayın tarihi: 22.Aralık.2023

"Bu içeriğin geliştirilmesinde Aktıp Hastanesi uzman hekimleri katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz."

Editör:

Mirlan Karabukaev

Mail:

info@aktip.com.tr

Online Randevu Oluştur